Günümüz dünyasındaki insanların etkili bir lideri olmak geçmiş yıllardan çok daha karmaşık görünüyor. Geçen yüzyılda, büyük çoğunluk için, iş hayatta kalmak için bir araç olarak ele alındı. Çalışan bağlılığı, bir işte ne kadar kalacaklarını belirlemedi. Ancak bu bugün farklı. Çalışan insanlar her zaman daha fazla teşvik edici ve ödüllendirici bir çalışmanın yanı sıra, kendilerini ve mesleklerini geliştirme ve fark yaratma konusunda ilham verici çalışma ortamları aramaktadır.

Küresel işgücü anketleri, yüksek motivasyonlu ve nitelikli insanların, güçlü, ilham verici bir kültür inşa eden ve işyerindeki kültür ve iklim sorunlarını ortaya çıktıklarında izleyen ve bunları ele alan şirketler için çalışmayı seçtiğini bildirmektedir. Yüksek nitelikli ve motive kişilerin istihdam edilmesi ve tutulması kuruluşunuzun önceliklerinden biriyse, liderlik zekası da bir diğeri olmalıdır. Zira bu ikisi bir arada yürümektedir.

21. yüzyılın başlarında liderler benzeri görülmemiş güçlüklerle karşı karşıyadır. Her biri çalışmanın anlamı ile ilgili farklı bağlam ve bakış açısına sahip üç tamamen farklı insan nesline liderlik edebilecek durumda olmalılar. Günümüz liderleri rakiplerini sadece müşteriler açısından değil aynı zamanda yetenek (yönetimi) açısından da anlamalıdır. 21. yüzyıl liderleri, keskin bir insan farkındalığı zekasına sahip olmalı ve onu her an çalışanlarına ilham vermek, onların katılım ve bağlılığını sağlamak için kullanmalıdır. Bu liderler, şirket ikliminin sistemik etkilerini anlamalı, kıvraklığı ve yeniliği engelleyen kültürel normları anlamak üzere daha derin bir şekilde bakmaya istekli olmalıdırlar. Günlük görevleri büyük resmin içine ören ve insanlarına misyon uğruna herşeylerini ortaya koymak üzere ilham veren inceliklere sahip olmalılar. Bugünün liderleri, daha önce hiç olmadığı kadar insanları derinden anlamalılar.

Liderlik Zekası, insanları yönlendirmek için yeni yollar geliştirme, öğrenme ve kullanma yeteneğinize dayanır ve bu yeteneği artırırken göz önüne almanız gereken üç ilke vardır: Öz Farkındalık, Yönetici Beyin İşlevi ve Tepkide Kıvraklık.

1. ÖZ FARKINDALIK

Öz farkındalık, liderliğiniz ve kurumda varolan kültür hakkında neyin işe yarayıp neyin yaramadığını duymak için merak ve cesaretle başlar. İnsanların gözünde, rekabetçi yetenek avantajlarınızdan ve yetenek engellerinizden haberdar olduktan sonra, güçlü bir aksiyon almak için gerekli donanıma sahip olabilirsiniz. Öz farkındalık, yeteneklerinizden faydalanmanızı ve gerektiğinde gerçek liderlik potansiyeliniz yolundaki kişilik engellerinizi ortadan kaldırmak üzere müdahale etmenizi sağlar.

Kültür ve iklim farkındalığı, ve çalışan bağlılığı, yenilikçilik ve eşzamanlılığın önünde duran kültürel normlara ve engellere müdahale etmek üzere neler olup bittiğini görmek için size bir kapı açar. Meraklı ve cesur olduğunuzda zor soruları sormaya ve zor cevapları duymaya başlarsınız. Bunu yaptığınızda, hangi “kör noktalar” ın görüşünüzden gizlenebileceğini görmeye ve bu sabotajlara veya liderlik etkinliğiniz önündeki engellere ne yapacağınızı öğrenmeye başlarsınız.

Öz-Farkındalık, duygusal zekaya giriş kapısıdır ve gerçek anlamda hem kişisel hem de profesyonel gelişime erişim sağlar. Öz Farkındalık her zaman kolay değildir. Hemen her durumda, her insanda kişilik veya davranışın başkaları üzerinde olumsuz etkisi olan yönleri vardır ve aynadaki görüntüsüne samimi şekilde bakabilen, farkında bir lider bu olumsuz etkinin sorumluluğunu almaya başlayabilir. Negatif davranışlarımızın farkında olmak tek başına yetersizdir. Bu davranışların etkileri için sorumluluk alarak, bağışlanma istemek ve bu kısıtlayıcı var olma şekillerini değiştirmek için çalışmak Liderlik Zekasının başladığı yerdir. Bir lider, öz farkındalık bilincine hakim olduktan sonra, kurumlarının iklim ve kültür akışında süregiden şekilde değerlendirmek, incelemek ve müdahale etmek için gerekli olan durumsal farkındalığı artırma yeteneklerini optimize ederler.

2. YÖNETİCİ BEYİN İŞLEVİ

Yönetici Beyin işlevini optimize etmek, Liderlik Zekasının gizli bir silahıdır. Prefrontal korteks, yönetici beynin çalıştığı yerdir ve bir kokpitteki kontrol panosu gibidir. Bu beynimizin, stratejik düşünme, işbirliği, mantık ve yaratıcılığın ortaya çıktığı parçasıdır. Bu noktada sorun çoğu liderin beynin bir yarımküresine dayanmayı ve zamanla bağımlı hale gelmeyi öğrenmesi ve o yarımkürenin gösteriyi yönetmesine izin vermesidir. Bu, uçağın fırtınalar arasında gezinme ve yeni yüksekliklere uçma yeteneğini sınırlar.

Beynimizin sol yarımküresi, organizasyon, sınıflama, mantık ve stratejinin geldiği yerdir. Beyin fırtınası, yenilikçilik, işbirliği ve ilişki yeteneklerinin bulunduğu yer is sağ yarımküredir. Bir lider, vizyon ve hedeflerinin farkında olup aynı zamanda düşüncelerinin, tepkilerinin ve esenliğinin (bilinçli) kontrolünü elinde tuttuğunda ve lider sağ ve sol yarımkürelerin entegrasyonu yoluyla yönetici beyninin her iki küresinden yararlandığında – liderlik zekası ve etkinliği tavan yapacaktır. Bir lider kapasitesini tümüyle kullandığında normalde görmeyebileceği şeyleri görür ve iklim ve kültür engel ve ihlallerini karşılamak için daha donanımlı olur.

3. TEPKİDE KIVRAKLIK

Tepkide kıvraklık, liderin karşılaştığı mevcut stres veya problemden bağımsız olarak, uygun ve kontrollü bir şekilde yanıt verme becerisidir. Yanıt ve tepkide çevik olmak, etkili liderliğin anahtarıdır. Tepkisizlik tüm durumlar için uygun değildir. Çığlık atmak ve bağırmak ise herhangi bir durum için uygun değildir. Öfke ve hayal kırıklığı bazen gerekebilir ve merak ve işbirliği diğer çoğu zamanda gerekecektir.

Yanıtınızdaki kıvraklık, tepki vermeden önce düşünme konusunda kendinizi eğitmiş olduğunuz anlamına gelir. Etkili liderler, “Şimdi ne gerekir?” diye sorarlar. Bu, tamamen durumsal farkındalık ve uygun tepki ile ilgilidir. İşyerinde stres tavan yaptığında, nasıl tepki vereceği ile ilgilenen ve başkalarına bu yönde koçluk yapabilecek bir lider, sağlıklı bir şirket iklim ve kültürüne katkıda bulunan bir liderdir. Tepkide kıvraklık, disiplin, farkındalık, yeni alışkanlık oluşumu ve kararlılık ister ve Liderlik Zekasının temel bileşenidir.

İnsanları zorlayıcı bir vizyona hizmet etmek üzere ellerinden gelen her şeyi vermeye teşvik eden, misyon odaklı bir lider olmak günümüzün başarılı liderlerinin kilit özelliğidir. Onlar, çoğu insanın sadece maaş için çalışmadıklarını bilirler; bu liderler, çalıştırdıkları birçok insanın bireysel amaçlarını organizasyonun amacını destekleyecek şekilde yaşamak için işe geldiklerine dair keskin bir farkındalığa sahiptir. Günümüzün etkili liderleri, birlik ruhuna nasıl ilham verebileceklerini ve bunu gerçekleştirmek için insanlarla olan iletişimlerinden nasıl yararlanacaklarını bilmektedirler. Günlük iş sorumluluklarını ve görevlerini işin genel amacına ve stratejisine bağlamak için insan bilgilerinden yararlanırlar. Sonunda bu liderler iklim ile kültür arasındaki farkı anlar ve her ikisine de nasıl ve ne zaman müdahale edebileceklerini ayırd etme yeteneğine sahiptirler.

İnsanların nasıl hareket ettiğini ve onlara nasıl ilham vereceğiniz ile ilgili temel bilgileri öğrenmek işin kolay kısmıdır. Bu becerilere tam anlamı ile hakim olmak ve kullanmak ise Liderlik Zekasıdır. Liderlik zekanızı rekabetçi yetenek avantajınıza dönüştürmek, en iyi kişilerin işe alımını ve kalıcılığını sağlayan bir numaralı yöntemdir.

Orijinal makale: http://www.huffingtonpost.com/margaret-s-graziano/21st-century-leadership-i_b_14481272.html