Amy Gallo

Çatışma söz konusu olduğunda, çoğumuzun bir tipik yaklaşımı vardır: ya onu önlemeye çalışırız veya onu ararız. Aramızdaki önleyiciler çatışmadan kaçınır, uyum ve olumlu ilişkilere değer verir ve çatışma durumunda, genellikle insanları yatıştırmaya hatta konuyu değiştirmeye çalışırlar. Önleyiciler kimsenin hislerini incitmek veya takım dinamikleri bozmak istemezler. Arayanlar (ki ben onlardan biriyim!) ise çatışmalara girmeye hevesli görünürler. Direkt olmak ve dürüstlükle ilgilenirken diğerleri eşit derecede doğrudan olmadıklarında sabırlarını kaybetmeye eğilimli olurlar ve tüylerini kabartmaktan çekinmezler.

Bir tarz diğerine göre daha iyi veya kötü değildir. Tipik olan davranışınız muhtemelen çeşitli faktörlerden kaynaklanmaktadır: çatışma ile ilgili geçmiş tecrübeleriniz, bulunduğunuz veya çalışmakta olduğunuz kültüre ait kodlar, kurumsal içerik ve hatta toplumsal cinsiyet normları. Ve her birimiz genellikle tercih edilen bir yaklaşıma sahip olmakla birlikte, bir kişinin her zaman çatışmadan kaçınması veya çatışma araması pek nadir bir durumdur. Büyük olasılıkla, stilinizi çatışma yaşadığınız ortam ve ofisinizdeki diğer şeyleri dikkate alarak ayarlarsınız. Örneğin, annenizle bir çatışma arayan ve patronunuzla önleyici olabilirsiniz.

Yine de, doğal eğilimin ne olduğunu bilmek ve bir başkasıyla çatışmaya girdiğinizde diğer kişinin tarzı hakkında düşünmek yararlı olacaktır. Eğer siz bir arayan ve diğer kişi önleyici ise durumu nasıl halletmelisiniz? Her ikiniz de önleyici iseniz bir çözüme ulaşma umudu tamamen yitirilmiş midir?

SİZ VE TAKIMINIZ

Çatışma

Diğer kişinin gergin bir durumda tipik olarak nasıl tepki verdiğini bilmek yararlı bir bilgidir. Dolayısı ile henüz aşina değilseniz, iş arkadaşınızın tarzını inceleyin. Kiminle uğraştığınızı değerlendirin. Genellikle nasıl iletişim kurar ve onunla nasıl iletişim kurulmasını tercih eder? O daha çok herşeyi olduğu gibi söyleyen biri midir, yoksa lafı dolaştırmaya mı eğilimlidir. Çatıştığınız kişiyle sıklıkla çalışıyorsanız, tarzını zaten biliyor olabilirsiniz. Bu kişi ile nadiren etkileşimde bulunuyorsanız, biraz kazı yapmaya ihtiyacınız olacaktır. Yalnızca yıllık toplantılarda şahsen gördüğünüz bir yurtdışı meslektaşınızla kavga ediyor olabilirsiniz veya çatışmanız, başka bir binada oturan farklı bir departmandaki bir müdürle olabilir. En iyisi boşlukta savaşmak yerine kişiyle ilgili bir şeyler bilmektir.

İşte diğerlerinin tarzını değerlendirmenin birkaç yolu:

Kalıplara bakın. Muhatapınızı iyi tanımıyor olsanız da gözlemci rolü oynayın. Toplantıda gergin bir tartışma ile nasıl baş ediyor? Başkaları itiraz ederken yüzündeki ifade nedir? İnsanların lafı uzatmayıp sadece gerçekleri ortaya koymalarını mı, yoksa her ayrıntıyla birlikte eksiksiz resmi mi istiyor? İletişim tarzı hakkında ne gözlemlediniz?

Diğerlerinden bilgi alın. İş arkadaşınızın kişiliği ile ilgili veri için bir iki iş arkadaşınıza sorabilirsiniz. Ortalıkta dolaşıp sorguya çekmeyin, sadece insanlardan kendi gözleminizi onaylamalarını veya reddetmelerini isteyin. “Jim bu toplantıda açtı ağzını yumdu gözünü . Bu onun için tipik bir davranış mı? Ya da” Katerina’nın rakamların doğru olup olmadığını sorgularken Tomas’la iletişim kurmaktan kaçındığını gördüm. Sen de aynı şeyi gördün mü, yoksa yanılıyor muyum? “Açıkçası, sorduğunuz kişi güvendiğiniz bir olmalı – iş arkadaşlarınızın onları gözetlediğinizi düşünmesini istemezsiniz.

Doğrudan sorun. Çıkıp “çatışmayı nasıl çözmek istersiniz?” sorusunu sormak her zaman uygun değildir. Bu garip olabilir – ve az sayıda kişi soruyu cevaplamaya hazırlıklı olacaktır. Bunun yerine, konuşmaya başlamak için bir yol olarak kendi tercihlerinizi paylaşın: “Tartışmalardan kaçınmadığımı ve lafı dolandırmayı sevmediğimi fark etmiş olabilirsin”. Ayrıca, muhatabınızda fark ettikleriniz ile ilgili ince gözlemlerinizi de paylaşabilirsiniz. “Corinne’nin bu sabahki toplantıdaki sorgulamasına verdiğiniz tepkiye dayanarak, çatışmaları önlemeyi tercih ediyorsunuz gibi görünüyor. Bu doğru mu?”

Bir kez tarzlarını iyi anladığınızda, anlaşmazlığı nasıl ele alacağınız konusunda daha bilinçli bir seçim yapabilirsiniz. Tarzların nasıl etkileşime girdiğini düşünmek isteyeceksiniz. Eğer ikiniz de çatışma arayan iseniz, tamamen kavga etmeyi istiyor musunuz? Eğer ikiniz de önleyici iseniz çatışmayı doğrudan ele alma fikrini unutmalı mısınız? Olası eşleştirmeleri inceleyelim ve tipik olarak neler oluyora ve duruma en iyi nasıl yaklaşabileceğinize bakalım:

Ikiniz de önleyici iseniz

Genellikle ne olur:

  • İkiniz de hiçbir şey yapmamaya eğilimli olursunuz.

  • Daha sonra patlayabilecek duyguları hafifletebilirsiniz.

Ne yapmalı:

  • Birinizin öncülük etmesi gerekir.

  • Doğrudan, “İkimiz de çatışma sevmiyoruz, ancak sorunu görmezden gelmek yerine ne yapabiliriz?” deyin.

  • Diğer kişiyi konuşturmak için hassas, dikkatli bir şekilde elinizden geleni yapın.

  • İşler zorlaşırsa utangaç olmayın. Bu durumda doğal içgüdüsünüzle savaşmanız gerekecek.

Ikiniz de arayan iseniz

Genellikle ne olur:

  • İkiniz de aklındakini söylemekten korkmazsınız.

  • Tartışma kolayca kavgaya dönüşebilir.

  • O anın sıcağı ile, gerçekte inanmadığınız şeyler söyleyerek bitirebilirsainiz.

  • İkiniz de saygı görmediğinizi hissedersiniz.

Ne yapmalı:

  • Her ikiniz de durumu ele almak için sabırsızlanacağınızdan, konuşmaya hazırlanmak için fazladan zaman ayırın.

  • Sabırsız hissedeceğinizi bilin ve tartışmalarınızı ikinizin de mola vermesine izin verecek şekilde planlayın

  • Hazır olun – işler ısınabilir. Duygularınızı rahatlatmak için bir kahve molası veya yürüyüş ya da bir manzara değişikliği önerin.

Siz bir arayan ve muhatabınız bir önleyici ise

Genellikle ne olur:

  • Muhatabınızı sizinle aynı fikirde olması için ezip geçmeye eğilimli olursunuz.

  • Muhatabınız kendi fikrini ortaya koymak için pasif-agresif davranabilir

Ne yapmalı:

  • Karşınızdak kişiden, konuşmaya aktif olarak katılmasını- fikirlerini gizlememesini isteyin.

  • Zorbalık etmeyin.

  • Konuşmanın hızı ile ilgili sabırlı olun.

Siz bir önleyici ve onlar arayan ise

Genellikle ne olur:

  • “İyi adam” rolünü oynamak ve muhatabınızın istediği yönde hareket etmek cazip gelebilir.

  • Karşı tarafın talepleri ile ezilebilirsiniz.

Ne yapmalı:

  • İhtiyacınız olan şeyi açıkça isteyin: “Verimli bir görüşme yapmak için bana karşı sabırlı olup sesinizin tonu ve seviyesine dikkat etmenize ihtiyacım var.”

  • Çatışma arayanların saygısını direkt olup doğrudan konuya gelerek kazanın .

  • Saygısızlık sinyali vermeyin, zira bu muhtemelen bir çatışma arayanı tetikleyecektir.

Muhtemel durumunuz ne olursa olsun, nihai hedefinizin birisinin tarzını yargılamak değil çatışmayı çözmek olduğunu unutmayın. “Burada bir problemimiz var, zira siz zor konuları nasıl tartışmak gerektiğini bilmiyorsunuz.” gibi bir şey söylemekten kaçının. Bunun yerine, diğer kişiye –ve kendinize-şevkat gösterin ve durumu düşünceli ve özenli şekilde yönetmek için her ikinizin de eğilimleri hakkında bildiklerinizi kullanın.

Orjinal Makale İçin Tıklayın
Yazar hakkında: Amy Gallo Harvard Business Review’da katkıda bulunan bir editör ve İşyerinde Çatışma Yönetimi için HBR Kılavuzu’nun yazarıdır. İşyeri dinamikleri hakkında yazar ve konuşmacılık yapmaktadır.