Bu makale, bu konu ile ilgili hemen yapabileceğiniz şeylerden söz etmektedir. Bunlar, bireysel ve kurumsal gelişme için duygusal zekayı desteklemek ve geliştirmek üzere kullanılabilecek, herkesin elinde olan günlük olanaklardır.

Bir stajyer veya CEO olsun, herkes günlük işleri sırasında, başkalarını daha iyi yönetmek, etkilemek ve ilişki kurabilmek için duygusal zekasını geliştirebilir. Ayrıca bu yaklaşım, duygusal zekanın geliştirilmesinde standart eğitim oturumlarından çok daha önemli rol oynar.

İşyerindeki gündelik hayatınızın içinde saklı, bulabileceğiniz olası duygusal zeka eğitim fırsatlarını tespit ettik.:

İşte Size Bireysel Katkıda Bulunacak 8 fırsat:

  1. Duygulara veri olarak bakın. Duygular bazen gerçekçi olmayan otomatik düşüncelere dayanır. Bir şeyi düşünüyor veya hissediyor olmanız onun doğru olduğunu göstermez. Duyguları, diğer bilgilerle mantıksal bir kombinasyon içinde değerlendirmek için bir veri olarak izleyin.

  2. Geri bildirim toplayın. Performans değerlemeleri ve övgü veya eleştiri e-postaları gibi geçmiş geri bildirimlerini inceleyin. Çevrenizdeki insanlara tipik ve zorlu durumlarda davranışınızı nasıl algıladıklarını sorun. Onlara, oldukça duygusal oldukları durumlarda kendilerine nasıl davrandığınızı sorun. Mümkünse, 360 derecelik geri bildirim isteyin ve kendi kendinizi değerlendirmeniz ile diğerlerinin değerlemeleri arasındaki boşlukları analiz edin. Güçlü yönleri, zayıf yönlerini ve kör noktaları düşünün.

  3. Uyanık olun. Meditasyon uygulamak, derin nefes almak veya zihniniz başka yerlere dağılmadan yemeğinize odaklanmak, dikkati yönlendirme ve kendi duygularını daha huzurlu bir noktadan gözlemleme yeteneğini güçlendirebilir.

  4. Vücut taramasını deneyin. Zor ya da önemli anlarda, duygusal durumunuzla ilgili fiziksel ipuçlarını hissetmek için birkaç dakikanızı ayırın. Gergin omuzlarınız, farkettiğinizden daha endişeli olduğunuzu gösterebilir. Birkaç dakika mümkün değilse, yanıt vermeden önce düşünmek için en az bir veya iki nefes süresi bekleyin.

  5. Sözcükleri dikkatlice seçin. Duyguları daha doğru bir şekilde anlatmaya çalışın, örneğin “Kötü hissediyorum” yerine “Kırgın hissediyorum”. Başlangıçta, dil daha doğal hale gelinceye kadar, bir duygu sözcük listesine başvurmak yardımcı olabilir. Bu, potansiyel neden ve çözümlere ilişkin ipuçları sağlayabilir.

  6. Hikayeleri fark edin. İnsanlar farklı davranırlar, çünkü farklı deneyimler yaşarlar. Biyolojileri, kişilikleri ve geçmişleri kendilerine anlattıkları hikayeleri şekillendirmiştir. Unutmayın, bu sizin için de geçerlidir.

  7. Saygı gösterin. Başka bir insanda sevdiğiniz bir şeyi bulun ve bunu ona söyleyin. Beden dili kullanın (aynalamak, başını sallamak) ve başkalarına duyulduklarını göstermek için söylediklerini farklı sözcüklerle yeniden ifade edin. Onların bakış açısını doğrulayın. Aktif dinleme ve olumlu etkileşimler, iyilik, güven ve açıklığı teşvik eder.

  8. Alışkanlıklar oluşturun. Her seferinde anlamlı ve ulaşılabilir tek bir değişikliğe odaklanın. Örneğin, hafif bir rahatsızlık gibi düşük yoğunluklu bir duyguyu güvendiğiniz bir iş arkadaşınız ile konuşarak başlayabilirsiniz. Ya da istediğiniz şekilde iletişim kurup kuramadığınızı görmek için duygularınızı bir kameraya karşı söyleyin.

Deneyin. Göreceksiniz çok şey değişecek.

Orjinal makalehttp://www.business2community.com/human-resources/30-emotional-intelligence-training-opportunities-hidden-workday-01836172#alLbyPI0BEivQgjv.03