Hiyerarşik ve otoriter liderlik tarzlarının çoğu demode oldu ve bunları ileri deneyimsel bilgilerimizle değiştirmede önemli adımlar attık. Ödül-ceza gibi alışverişe dayalı yönetim tarzlarının verimsiz olduğu kanıtlandı. Yeni çalışmalar bizi, örgütsel liderlerin ekiplerini toplu bir amaca ulaşmaya teşvik ettiği “dönüştürücü tarzları” benimsemeye yönlendirdi.

Yine de halen geçiş bölgesi içindeyiz. Daha fazla lideri, zorluklarla karşılaştığında yaratıcı problem çözme kapasitesi ile empati ve güven gibi kişilerarası yetenekleri birleştirecek becerilerle donatmamız gerekiyor. Bu beceriler setini, Duygusal Zeka (EI) olarak isimlendiriyoruz. EI, son yıllarda elde ettiği popülarite ile de ispatlandığı gibi, işyerindeki olumlu etkisi neredeyse teknik beceriyi aşan çok önemli bir iş yetkinliğidir.

Basit şekli ile, EI duygusal bilgiyi kendinde ve diğerlerinde tanımlama ve yönetme becerisidir. İşyerinde değerini kanıtlamış olsa da, bu yeni marka liderlik yeteneğinin kıtlığını yaşamaya devam ediyoruz. Deloitte tarafından yapılan küresel bir araştırmaya göre, liderlik, işgücü istekliliğindeki eksiklikler değerlendirilidiğinde en acil konudur.

Yüksek EI becerisine sahip liderler yetiştirilmesinde neden daha iyi bir iş çıkaramadık? Bunun bir nedeni, iyi teknik veya satış becerilerinin iyi yönetim becerilerine dönüşeceği yolundaki yanlış fikre inanmaya devam etmemizdir. Ne yazık ki dayandığımız düşünce şöyledir: Çözümleme, kurma ve satma konusunda mükemmel olurlarsa, diğerlerini de bu mükemmeliğe yönlendirebilirler. Ancak gerçekte, bu becerilerin ve yeterliliklerin iyi bir lider olmakla pek ilgisi yoktur.

Liderlik yeteneğinin bir diğer hatalı standartı, yüksek IQ’nun liderlik gücünün bir öngörüsü olduğunu varsaymaktadır. Liderler yüksek olasılıkla takipçilerinden daha yüksek IQ’lara sahip olurken, güçlü liderleri oluşturan nitelikler bilişsel zekanın çok ötesine geçmektedir.

Sonuçta, liderleri kişiliğe göre seçmek yaygın kalmaktadır. İşe başvuran adaylarda öne çıkan agresiflik ve dışa dönüklük gibi eğilimler, tipik olarak öz farkındalık, esneklik ve diğerlerini etkileme yetkinlikleri ile bağdaşmaz. Zorlayıcı liderler emir vermede iyi olabilir, ancak bu genellikle başkalarını harekete geçmeye yönlendirmez.

Yeni araştırma, EI’nin işyeri moralini iyileştirmede en etkili araç olduğunu doğruladı. Tüm dünyadaki EI test puanları büyük veri tabanından elde edilen sonuçların incelenmesinden sonra, araştırmamız bugünün iş dünyasını, şu anda ve gelecekteki başarı için hazırlamak ve geleceğe doğru itmek için gerekli yetkinliklerin temelini oluşturan EI’nin dört direğini belirledi.

İyi haber, herkesin kişisel ve kurumsal liderlik tarzını dönüştürmek için bu dört direği uygulayabilecek olması:

  1. Her seviyede gerçeklik gösterin. Doğruluğa aykırı davranmak, bugünün dünyasında ölüm öpücüğü olabilir. Bugünün önde gelen liderleri güvenilir, adil ve “gerçek” olarak görülmelidir. Abartılı, kibirli ve hükmedici liderler out ve artık bir güç olarak değerlendirilen alçakgönüllülük in. Çalışanlar liderlerinin hakiki olduğunu düşündüklerinde, liderlerinin arzusuna saygı duyacak ve onlar için ekstra kilometer katedeceklerdir.

  2. Tam potansiyellerini gerçekleştirmek üzere diğerlerine koçluk yapın. İşbirliği ve mentorluk, günümüzün daha eşitlikçi işyerlerini oluşturmaktadır. En iyi liderler, ekiplerine yönetim tarzları ile koçluk yapmaktadırlar, bunu da en basit şekli ile ortalıkta dolaşıp görünür ve ulaşılır olarak, kişilerin problemlerini dinledikleri bire-bir görüşmeler yaparak, geri bildirim ve rehberlik vererek ve engelleri kaldırmak üzere sorumluluk alarak yapmaktadırlar.

  3. Kuruluşun misyonunu çalışanlara, tedarikçilere ve müşterilere ilham kaynağı olacak şekilde aktarın. Şirketler, yalnızca para kazanmak veya bir ürün üretmek için iş hayatında bulunmadıklarının farkediyorlar. Daha yüksek bir amaç duygusu geliştirmek (örneğin, Google’ın misyonu “dünyanın bilgilerini organize etmek ve evrensel olarak erişilebilir ve kullanışlı kılmaktır”), çalışanlar ve diğer paydaşlarda katılımı ve motivasyonu arttırır; bu da doğru insanları çekme ve elde tutmaya yardımcı olur. Kavrayışı güçlü liderler bir amaç, anlam ve vizyon iletir ve geleceğin umutlu bir görünümünü ifade eder.

  4. Yeniliği ve risk almayı teşvik edin. Başarı, çalışanlarını yaratıcı düşünmeye ve yeni fikirleri savunmaya teşvik eden organizasyonlara gelir. Bu, herkesin AR-GE bütçesi alacağı anlamına gelmez, ancak liderlerin, çalışanlarına, yeni fikirler önermek için adil, güvenli ve cesaret verici bir fırsat sunarken, müşterilerinin ihtiyaçlarını keşfetmek için daha fazla özerklik ve yetki vermeleri anlamına gelir. Bu yeni lider markası aynı zamanda riskli yeni fikirlerin başarılı olmadığı durumlarda empati ve anlayış içinde olmalıdır. Yenilikçi liderler yaratıcı ve özerk düşünceyi teşvik eder ve zorlukları öğrenme fırsatları olarak görürler.

Orijinal makale:

http://www.business2community.com/leadership/4-emotional-intelligence-skills-transform-leadership-style-01871970#F6W5Ayc2LxwFZUUV.99