Artık onlar konuşuyor, patronları gerçek bir lider olma konusunda sorumlu tutuyor ve ihtiyaçları karşılanmadığında işlerinden ayrılıyorlar.

“Neden mi?

Milenyum kuşağı kendilerine, özellikle önemli görülen ve liderleri ile sık sık ve iki yönlü görüşmelerle gelecekteki olasılıklar için geliştirilecek bir iş verilmesini istemektedirler. İş gücünde azalan ömür ve sadakat düzeyleri, istediklerini elde edemediklerini göstermektedir.

Birçok kişi milenyum kuşağının irrasyonel beklentilerdeki boşluğu sorumlu tutuyor. Fakat ben sorunun daima orada olmuş olduğuna inanıyorum – milenyum kuşağı sadece onu gün yüzüne çıkarıyor.

Seçim Teorisi’nin geliştiricisi William Glasser, tüm insanların ait olmak, faydalı olduğunu hissetmek ve umut etmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bununla birlikte hiyerarşinin doğası spontan bağlantıyı engeller ve bireysel katkıların önemini gizler. Mevcut kararsız, karmaşık çalışma ortamında, liderlere daha az erişim olanağı, umut yerine şüphecilik üretir.

Sistemi veya en azından liderlik tarzlarını değiştirmek için yükselen bir çağrı var, böylece insanlar kendi insani ihtiyaçlarını karşılıyorlar. On yıllardır liderlik sınıflarımda, insanları ihtiyaç duydukları şeyi istemeye teşvik ettiğimde, “Bunu patronumdan asla isteyemem” diyorlardı. Şimdi şunu söylüyorlar: “Patronumla toplantı ayarlamaya çalışmaya devam ediyorum, ancak o da tekrar tekrar ertelemeye devam ediyor. Aylardır iyi bir görüşme yapmadık. “

Konuşma korkusu yok oluyor. Boomers ve Gen Xers, hiyerarşinin sınırlarını, daha üretken ve başarılı olma yönünde çalıştıkları için hoş görürken, milenyum kuşağı kendi iç ihtiyaçlarını karşılamayan bir işi bırakmayı tercih ederler. İlham aldıklarını, dahil edildiklerini, olumlu bir şekilde meydan okunulduğunu ve kişisel olarak bağlandıklarını düşünmüyorsa, süreçleri iyileştirmeye, kazançlarını arttırmaya ve rekabeti kazanmaya değer vermezler.

Yönetim uzmanları, yıllardır liderler ve yöneticiler arasında bir fark olduğunu söylemekteler. Milenyum kuşağı sonunda konuşuyor ve bu farktan liderleri sorumlu tutmaya çalışıyor. Ve liderlerin onları dinlemeleri gerekir. Sadece 10 yıl sonra, milenyum kuşağı ABD ve Kanada’daki işgücünün yüzde 75’ini oluşturacak.

İşte, bugün liderlerin çalışanlarına enerji veren ve koruyan daha insancıl işyerleri yaratmak için yapabilecekleri birkaç şey:

  1. Gelişim fırsatları sağlayın.

Eğitimle düzenli mentorlük ve koçluk görüşmeleri düzenleyerek, öğrenim ücretlerini ödeyerek ve kurum içi kaynakları sunara, insanların gelecek vizyonlarını daha önce hayal etmemiş oldukları şekilde genişletmeye teşvik ederek, sürekli gelişmeyi destekleyin. Genel iş stratejisinin bir parçası olarak eğitim ve koçluk işi yapın. Bütçe zorlukları ile karşılaştığınızda, gelişim için ayrılan kaynaktan kesmeyin; çalışanların öğrenmeleri ve büyümelerine yardımcı olun, böylece pazarın zorluklarının üstesinden gelebilsinler.

  1. Kişisel değerleri sürekli teyit edin.

Çalışanlar, meslektaşları, müşterileri ve onların toplulukları da dahil olmak üzere dokundukları insanlarla ne kadar başarılı olduklarını bilmeye ihtiyaç duyarlar. Olumlu bir etki yapıp yapmadıklarını ve diğerlerinin katkılarına değer verip vermediğini bilmeleri gerekir. İyi işleri görülüp kabul edildiğinde adım atacaklardır.

  1. İşbirlikçi ortamlar tasarlayın.

Her yöne doğru açık bir iletişim akışı sağlayan ortamlar yaratın. İnsanların koridorlarda veya sosyal medyada özgürce konuşmasına izin verin. Onlara araçlara ve kaynaklara kolay erişim sağlayın. Kendinizi, çevrenizde çalışanların döndüğü bir tekerleğin ortasında görün. İcra etmekten fazlasını yapın, ilham verin.

  1. Görüş isteyin ve iyimserliği yayın.

Çalışanları mümkün olduğunca karar vermeye dahil edin. Fikir ve tavsiyelerini isteyin. Görevleriyle ilgili süreç ve kararları kontrol etmelerini sağlayın. Daha stratejik bir perspektife ihtiyaç duyarlarsa, onlara olumsuz geribildirim ve yönlendirmek yerine diğer olasılıkları görmeleri için koçluk yapın. Konforsuzluk Alanı araştırmalarım sırasında bulduğum gibi, çalışanlar neyin yanlış olduğu ve başka nelerin olası olduğunu keşfetmek üzere koçluk aldıklarında daha hızlı öğrenmektedirler. Ayrıca, değişiklikler yapılması gerektiğinde, nedenini açıklamak için zaman ayırın. Değişim için nedenler verilmesi ve umudun korunması çalışanların iş zekasını geliştirmesine yardımcı olur.

Liderler, dinleme kapasitelerini, koçluk ve duygusal zeka becerilerini geliştirmelidirler. Vizyon sunmanın yanı sıra, insanların sesini duymaları ve değerlendirebilmeleri gerekir.

Marcia Reynolds

Original makale:
https://101article.pro/articles/business/business-development/give-the-millennials-what-they-want-great-leaders/