Ruh Sagligi Acisindan Uygun isyerleri Yaratmada Duygusal Zekanin RoluKurumlar yıllardır duygusal zekayı liderlik, satış ve müşteri hizmetleri yeterliliklerini geliştirmek için kullanırlarken, şimdilerde duygusal zekanın kurumsal hayat için muhtemelen daha da önemli bir yönü öne çıkmaya başlıyor.
İş hayatı son zamanlarda önemli finansal, etik ve sosyal etkileri olan bir problemle uğraşıyor. “Ruh sağlığına uygun işyeri” veya “kurumsal esenlik” kavramı, kurumsal sorumluluk açısından fiziksel olarak sağlığa uygun işyeri kavramının yerini almaktadır.

İşyeri sağlığı ve güvenliği (kavramının) yükselişi ile hepimizin işyerinde fiziksel sağlık açısından güvende olmamız garanti altına alınmış oldu. Ancak pozitif işyeri ortamı için aynı derecede önemli bir unsur olan ruh sağlığı koşulları genel olarak ihmal edildi.

Ruh sağlığı konusu son yıllarda gelişti ve önemli ölçüde ilgi çekti. Pek çok organizasyon ruh sağlığı konusunda farkındalığı arttırmak için ciddi kaynaklar ayırmaya başladılar. Kavramın kendisi, beyondblue, theBlack Dog Institute, SANE Australia ve Heads Up gibi organizasyonların çalışmaları ile üzerindeki yaftadan kurtulmaya başladı.

Günümüzün, finansal baskının yoğun, iş karmaşıklığının yüksek ve sürekli değişimin yeni belirlilik olduğu, “ daha azla daha çok şey yapma” dünyasında, daha yoğun stres düzeyi ve daha fazla negatif duyguyu gündelik hayatımızda deneyimlemekteyiz. Bu, sırasıyla düşünce şeklimizin daralmasına, bakış açımızın sınırlanmasına ve tepkisel davranışların artmasına sebep olmaktadır. Daha kolayca savunmacı veya saldırgan tepkiler vermeye eğilimli, daha problem odaklı ve büyük resmi unutmaya daha hazır oluruz. Bunlar işyerinde ruh sağlığı ve stresle ilgili sorunların artışını hazırlayan koşullardır.

Uzun süren stresin (bir kaç ay veya daha uzun) beyinde süregiden negatif etkileri vardır; bu durum hayattan zevk alma ve iş performansı üzerinde ciddi tehdit oluşturur ve genel esenlik ve sağlığı olumsuz etkiler.
ABS 2007 Sağlık ve Esenlik (well being) Ulusal Araştırma sonuçları dikkate alındığında istatistikler oldukça endişe vericidir, ki araştırmada 12 aylık bir periyotta Avustralya vatandaşlarının yüzde 20 sinin bir ruh sağlığı problemi yaşadığı rapor edilmektedir,

İnsan boyutunun yanı sıra, bu baskı iş hayatına pahalıya patlamaktadır.

PwC’nin Ruh Sağlığını Destekleyen İşyerleri Birliği için yaptığı yakın tarihli bir araştırma, ruh sağlığı sorunlarının Avustralya işyerlerine yılda yaklaşık 11 milyar dolar gibi önemli bir maliyeti olduğunu öngörmektedir. Bunun, 4,7 milyar doları devamsızlık maliyeti, 6,1 milyar doları hasta iken işe devam maliyetleri ve 146 milyon doları tazminat taleplerinden oluşmaktadır. Buna çalışan değişim oranının yarattığı doğrudan maliyetler ve ilişkili verimlilik kayıpları da eklendiğinde gerçek kaybın çok daha yüksek olması muhtemeldir. Avustralya’da bu sorundan azade bir sektör yoktur.

Ruh sağlığına uygun işyeri için yapılan yatırımın ölçülebilir bir geri dönüşü vardır.

Pek çok kurum, kendi yararları adına ruh sağlığına uygun işyerleri yaratmak için proaktif adımlar atmaktadırlar. Bu genellikle, kurum ve iş pozisyonu için pozitif etkiyi arttırmaya çalışırken aynı zamanda işin kendi doğasında olan baskıya maruz kalmayı azaltmaya yönelik olarak tasarlanmış entegre bir yaklaşımdır. Çoğu kurum iyi geliştirilmiş bir ruh sağlığı politikası, süregiden bir ruh sağlığı eğitimi ve çoğunlukla Çalışan Yardım Programı adı altında bir destek altyapısı uygulamayı başarmıştır. Bunlar başlangıç için iyi örneklerdir.

PwC raporu, ruh sağlığına uygun işyeri yaratmak üzere alınan etkin bir aksiyon için yatırım dönüş oranını 2,3 olarak öngörmektedir. Yani uygun bir aksiyonu başarı ile uygulamak için harcanacak her dolar, kuruma yaklaşık olarak 2.3 dolar kazandıracaktır.

Ruh sağlığı açısından sağlıklı işyerleri yaratmak üzere tanımlanan anahtar aksiyonlar, pozitif bir işyeri ortamı yaratmak, hacıyatmazlık* ve benzeri bireysel yetkinlikleri geliştirmek ve çalışanları ruh sağlığı koşulları ile desteklemeyi içermektedir. Bunun ötesinde, yatırımın geri dönüşünü hesaplamak üzere önlemeden erken müdahale ve rehabilitasyon/işe dönüşe kadar yedi spesifik ruh sağlığı aksiyonu kullanılmıştır.

Bu aksiyonlar çalışan ruh sağlığı üzerinde pozitif etki yaparak, devamsızlık ve hasta iken çalışmanın yarattığı etkileri düşürüp tazminat taleplerinde azalma sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Duygusal Zekayı Sürdürülebilir Ruh Sağlığına Uygun İşyerleri Yaratmak Üzere Geliştirmek

Ya bu (ruh sağlığına uygun işyeri yaratmayı amaçlayan) kurumlar meselenin tam kalbinden vurmuşlarsa? Ya çalışanlarımızı işyerlerinde ve yaşamlarında mutlu ve üretken kılmak mümkün ise? Ya yönetilemez stres altında halihazırda tükenmiş olanlara yardım edebiliyor ya da henüz o aşamaya gelmemiş olanlar için önleyici tedbirler alabiliyor olsaydık?

Ya çalışanların Duygusal Zeka yetkinliklerinin geliştirilmesi ruh sağlığına uygun işyerleri yaratmanın ön koşulu ise?
Duygusal Zeka, kendimiz ve diğerlerinin duygularını tanımlamamız ve uygun şekilde tepki vermemize yardım eden bir yetkinlikler setidir. Bu yetkinlikler, daha önce yazdığımız ve sunduğumuz üzere (Gardner, & Stough, 2003), yoğun stres hissettiğimizi ifade ettiğimiz iş (hayatı) dahil genellikle hayatın pek çok alanında başarıyı desteklemektedir. Duygusal Zekanın çalışanlar arasında amaca uygun şekilde geliştirilmesi (ve kurumlarda duygusal olarak zeki bir kültür yaratmak), işyerlerinde duygusal gücün özüne ulaşmayı sağlar. Duygusal olarak zeki olmak bizi stres ile savaşımızda, stresi sakat bırakacak en güçlü silahla- hacıyatmazlık* yetkinliği ile donatır.

Genos International, binlerce bireyin duygusal zekasını ölçümledi. Daha doğru bir ifade ile insanların duygusal zekayı işyerlerinde ne sıklıkla gösterebildiklerini ölçümlemekteyiz. Yakın tarihte ölçümleme verileri ve uygulama çalışmaları sonuçlarına dayanarak raporladığımız gibi, işyerlerinde duygusal zeka azalmaktadır. Ruh sağlığını destekleyen bir işyerinde, işyerinin talepleri arttıkça çalışanların bu talepleri yönetmesi için gereken kaynaklarda artmalıdır. Duygusal Zeka bu kaynaklardan biridir. Duygusal Zeka işyerlerinde azalmamalı, artmalıdır.

Duygusal Zeka ruh sağlığına uygun işyerleri yaratmak ve sürdürmekte bulmacanın eksik parçası olabilir.
Gelecek haftalarda Genos Duygusal Zeka yetkinliklerine tek tek bakarak her bir yetkinliğin detaylarını, ruh sağlığı için neden önemli oldukları ve nasıl geliştirilebileceklerini anlatacağız.

*“hacıyatmazlık” terimi bcc Turkey ekibi tarafından “resilience” karşılığı olarak tercüme edilerek Türkçe’ye kazandırılmış bir sözcüktür.

Madeline Carter, Geoff Carter ve Dr Ben Palmer

Referanslar
Workplace prevention of mental health problems: Guidelines for organisations. Melbourne School of Population and Global Health, University of Melbourne; 2013
Creating a mentally healthy workplace – Return on investment analysis, PwC (PricewaterhouseCoopers), 2014
Developing a mentally healthy workplace: A review of the literature. A report for the National Mental Health Commission and the Mentally Healthy Workplace Alliance, November 2014.
The State of Workplace Mental Health in Australia, BeyondBlue/TNS Social Research
Exploration of the relationships between’ workplace Emotional Intelligence, occupational stress and employee health. Gardner, L., and Stough, C. The Australian Journal of Psychology, 2003
Orijinal metin linki:
https://www.genosinternational.com/role-of-emotional-intelligence-in-mentally-healthy-workplaces