Duygusal Zekayı Geliştirmek: En İyi Yaklaşım ve Yatırımın Geri Dönüşü

Dr Ben Palmer, BAppSCi (Hons) PhD, CEO, Genos International

roiPeter Salovey ve Jack Mayer’ın duygusal zeka kavramını 1990’larda ilk kez ortaya attığından bu yana konu ile ilgili 3000 den fazla makale yayınlandı. Bu araştırmaların tamamı duygusal zekanın geliştirilebileceğini söylemektedir. Ancak, tüm becerilerin geliştirilmesindde olduğu gibi, bunu yapmak da zaman alır ve bu iş için tasarlanmış etkin araç ve tekniklerin sistematik kullanımını gerektirir. Ne yazık ki, yeterince etkin olmayan pek çok araç ve teknik mevcuttur ve bunların kullanımı bizi hayal kırıklığı ve şüpheciliğe sürüklemiştir. Öyleyse, bireylerde ve gruplarda duygusal zekayı geliştirmek için en iyi yaklaşım hangisidir ve bu yatırımın geri dönüşü nedir?

Bu makale, duygusal zekalanın tüm diğer ortamlardan çok (örneğin sınıftaki öğrenciler gibi) kurumlarda çalışan insanlarda nasıl geliştirileceğine odaklanmaktadır. Ben son 16 yıldır hayatımı bununla kazanıyorum ve araştırmalarımın çoğunu da bu alanda gerçekleştirdim. Bu makalede söz edilenlerin çoğu muhtemelen diğer ortamlara da uygulanabilir, ancak duygusal zeka gerçekten bir uzmanlık işidir ve tecrübeme ragmen- sanırım bunu söyleyen ilk kişi de ben olacağım ki- işyeri haricindeki ortamlar benim uzmanlık alanım dışındadır. Şunu söyleyebilirim ki, farklı alanlar (eğitim, ev, ebeveynlik, ilişkiler, işyerleri) benzer fakat farklı yaklaşımlar gerektirir ve geçişler göründüğü kadar kolay ve etkin olmaz.

Duygusal zekayı geliştirmede doğru ele alınması gereken pek çok değişken vardır. Bu makale kısa ve öz olma amacı ile üç ana unsura odaklanacaktır : Koçun becerisi, programın içeriği ve programın formatı.

En iyi yaklaşım

Koçun veya kolaylaştırıcının becerileri

Koçların be kolaylaştırıcıların yetkinliklerine ve ortaya çıkardıkları sonuçlara odaklanan pek çok bilgi vardır. Gerçekten de kolaylaştırıcılar için ATD (Association for Talent Development) ve koçlar için ICF (International Coach Federation) gibi sektör kuruluşları hangi yetkinliklerin ve seviyelerin önemli ve gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Ben kişisel olarak, resmi yeterliliklerin iyi bir temel oluşturmakta önemli olduğunu ancak duygusal zeka yetkinliklerinin kritik önemde ve başarı için öncül olduğunu düşünüyorum. Büyük yüzme koçlarının yüzemediği hikayelerinin tersine, duygusal zeka öğretenlerin bunu kendilerinde de hayata geçirmiş olmaları ve koçluklarında uygulayarak göstermeleri gerekmektedir. Kendinin farkındalığı, empati, kırılganlık, iyi hikaye anlatma becerisi ve diğerlerinin duygularını olumlu yönde etkileyebilme kapasitesi etkin duygusal zeka koçu veya kolaylaştırcısı için anahtar becerilerdir. İşyerinizde size veya ekibinize hizmet verecek koçlarda bu yetkinlikleri tesbit etmek için potansiyel koçunuzdan bir test oturumu yapmasını isteyin.

Programın içeriği

Her türlü programda olduğu gibi, içerik ilgi çekici, deneyimsel, farklı öğrenme tarzlarına hitap eden ve en önemlisi işte uygulanabilecek pratik araç ve kavramları içerir olmalıdır. Etkin programlar, katılımcıların oturum sırasında araç ve teknikleri uygulayabilecekleri ve performansları hakkında geri bildirim alarak yaklaşımlarını düzeltebilecekleri senaryo ve rol canlandırmalarına da yer vermelidir.

Daha önceki makalelerimde yazdığım gibi, kurstan önce ve sonra uygulanacak Yetkinlik bazlı Duygusal Zeka Ölçümü de kritik önemdedir. Bu araç sadece duygusal zeka seviyesi ile ilgili olarak kişinin kendi farkındalığını arttırmakla kalmaz, aynı zamanda işyerinde uygulanabilecek spesifik duygusal zeka içeren davranış örnekleri önerir.

Programın formatı

Tüm iyi duygusal zeka gelişim programları, ister bire-bir koçluk, ister grup webinarı veya geleneksel sınıf içi eğitim şeklinde olsun şunları içermelidirler:

Açık bir Amaç

Beklenen Çıktılar

Farkındalık yatarmak için program öncesi ve yatırımın geri dönüşünü ölçmek için program sonrası yapılan bir Duygusal Zeka Ölçümü

Bir Süreç formatı (kendinin farkındalığı ile başlayarak her seferde tek bir duygusal zeka yetkinliğine odaklanarak duygusal zeka gelişim modelini temel alan bir oturum)

Bu format, insanların sonrasında modeli işe uygulayabilmelerine ve pratik uygulamalarla sürekli öğrenmeye olanak sağlar. Biz kendi programlarımızda her zaman ard-arda oturumlar yaparak ikili koçluklar veya mentorlük ile katılımcıların yönlendirdiği bir öğrenme sürecinin kolaylaştırıcılığını yürütüyoruz. Oturumlar arasında, katılımcılar ikili gruplara ayrılarak içeriği nasıl uygulayacaklarına dair yaklaşımlarını ve düşüncelerini paylaşmaya teşvik ediliyorlar.

Aşağıda bir duygusal zeka gelişim programı sürecinin nasıl olduğuna dair bir örnek görebilirsiniz:

tablo

Modeli ve kavramları tanıtmak, düşünüş şeklini değiştirmek ve insanların farklı yaklaşımları deneyimlemesi için bir-iki günlük atölye çalışmaları çok iyi olabilir. Ancak gerçek davranış değişikliği zaman, yansıtma, saflaştırma ve gerçek dünya uygulama tecrübesi gerektirecektir. Bu sebeple Süreç Formatı en çok işe yarayan yöntem olarak belirlenmiştir. Bir veya iki günlük bir program hazırlamayı planlıyorsanız, yatırımın geri dönüşünü maksimize etmek için mutlaka bir takip ve destek süreci ilave ediniz.

Kişisel olarak, bire-bir koçluğun tedavi ihtiyacı olan durumlarda veya kişinin duygusal zekasını yükseltmek için ciddi yardıma ihtiyacı olduğu yerlerde en iyisi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca webinar üzerinden de insanları işte uygulama yapmaya ve bir öğrenme partneri ile paylaşıma teşvik edecek şekilde (süreç tipi) etkin gelişim programları sunulabileceğini tesbit ettik. Bu aracın ortalama grup duygusal zeka skoru üzerindeki etkisi %10 civarında olmaktadır. Diğer yandan, geleneksel yüzyüze öğrenme çalışmaları en iyisidir. Bu aracın tipik gelişim katkısı ise yaklaşık %20 olmaktadır.

Herhangi bir format ile çoğunluk gelişim kaydederken bazı kişilerin ( genellikle 15-20 kişilik gruplarda 2-3 kişi) duygusal zekaları geri gidebilmektedir. Bu pek çok sebebe bağlı olmaktadır, programa düşük bağlılık, işyeri uygulamalarını tamamlamama, iş dışında hayatta önemli olaylar yaşanması veya zayıf yönetim desteği ( “ yöneticim bana burada anlatılan şekilde davranmıyor” gibi) bu sebeplerden bazıları olarak sayılabilir.

Yatırımın Geri Gönüşü

Kurumlarda kişilerin duygusal zeka gelişimlerinin çıktısı iş hayatı için oyunu değiştirici özel hayatta ise hayat değiştirici olabilir. On yıllardır, Gallup, Aon Hewitt gibi şirketler tarafından çalışan bağlılığı üzerine yapılan araştırmalar ve duygusal zeka ile ilgili fizibilite çalışmaları insanların nasıl hissettiği ile iş performansı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmıştır.

En son bir devlet kuruluşu için bizim yaptığımız bir vaka çalışması sonucunda çalışanların duygusal zeka skorundaki %24 lük bir artışın bağlılık seviyelerini iki katına çıkardığını tesbit ettik.

Genel olarak duygusal zekadaki %10 luk bir iyileşmenin önemli bir yatırım geri dönüşü sağlamaya başladığını tespit ettik. Örneğin Sanofi’de, satış ekibinin duygusal zekasındaki %18 lik iyileşmenin satış cirosunda %13 lük bir artış yarattığını, harcanan her 1 USD nin 6 USD olarak geri kazanıldığını tesbit ettik. Yatırımın geri dönüşünün etkileyici seviyelerde olması yanında, sonuçlar programdan en iyi sonucu almak için emek ve zaman yatıran katılımcılar için de tatminkar olmaktadır. Sanofi programından alınan geri bildirimler, programın sadece müşteri temsilcileri ve yöneticilerinin satış performansını arttırmaya yaramakla kalmayıp , aynı zamanda birbirleri ile ilişkilerinin kalitesini de arttırdığını göstermiştir.

Aşağıdaki ifadeler bu programların katılımcı ve yöneticilerine aittir:

“ Satış temsilcilerinde ortak noktayı pekiştiren davranış gelişmeleri gördüm. Daha fazla ikna, kabullenme, ruh halinde yükseliş ve daha iyi iletişime önayak olan becerilerde artış oldu.” Sanofi Yöneticisi

“ Teşekkürler. Bu kurs ile benim için hayatta keşfedilecek yeni bir yol sundunuz ve ilk kez işyeri ortamının geleceği ile ilgili olumlu duygular içindeyim.” Avustralya Kamu Kuruluşu çalışanı

Özetle

Duygusal zeka ile çalışmanın en çok hoşuma giden yönü bunun ya sahip olup ya da olmadığımız bir kişilik özelliği veya yetenek olmamasıdır. Duygusal zeka seviyeleri kişiden kişiye değişiklik gösterse de, herkes duygusal zekaya sahiptir ve seviyesini olumlu duygusal zeka davranışlarını (ve fiziksel / zihinsel sağlığı) teşvik eden sistemli faaliyet ve teknikler yardımı ile geliştirebilir. Yüksek duygusal zekaya sahip kişiler de olumsuz duygular yaşar ve her zaman iyimser olamazlar. Ancak onlar olumsuz duygularını olumlu olanlarla etkin şekilde dengeleyebilir ve duygulara zeka ile karşılık verebilirler.

Yazar hakkında
Ben Avustralya Swinburne Üniversitesi psikoloji bölümünde PhD almış ve aynı üniversitede duygusal zeka modelini geliştirmiştir. Bu alanda pek çok yayını ve yayınlara yaptığı katkılar mevcuttur. Ben Swinburne Üniversitesinin ticari projesi kapsamında, 2002 yılında üniversite ile ortak olarak Genos International’ı kurmuştur.Genos ilk büyük müşterilerinden olan ANZ Bank için kurum kültürünü değiştirmek ve daha müşteri odaklı bir yapı kurmak üzere McKinsey& Company ile birlikte çalışmıştır. Bu projede Genos modeli ve ölçüm araçları kullanılmış ve bunun sonucunda bankanın hisse değeri 18 ayda iki katına çıkmış ve yılın bankası ödülünü 8 kez kazanmıştır. Genos modeli ve ölçüm araçları Avustralya genelinde bir başarı hikayesidir. Genos Avustralya dışında Avrupa’da ve iş paydaşları aracılığı ile ABD, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Güney Doğu Asya, Yeni Zelanda ve Türkiye’de hizmet vermektedir.
Bu makale Genos International Duygusal Zeka Modelinin yaratıcısı Dr Ben Palmer tarafından kaleme alınmış ve modelin Türkiye hakları sahibi bcc Turkey ekibi tarafından Türkçeleştirilmiştir. Makalenin orijinali için bkz
https://www.genosinternational.com/improving-emotional-intelligence