Duygusal zeka ile ilgili bilimsel araştırma ve kavramlardan söz edilmesine alışkınız. Ancak duygusal zeka günlük hayatta nasıl kendini gösterir ve ne şekilde işimize yarar? Bir yönetim yazar ve danışmanı olan Justin Baristo bu konuyu örnekler ve basit bir yaklaşımla anlatıyor.

Duygusal zekanın günlük yaşamda nasıl göründüğünü merak ediyor musunuz? İşte 13 örnek.

Ancak duygusal zeka, günlük yaşamda tezahür ettiği şekli ile nasıl görünmektedir?

Geçtiğimiz iki yıl boyunca, yaklaşan kitabım Uygulamalı EQ, kitabım için araştırırken bu soruyu keşfettim. Bunu yaparken, duygusal zekanın gerçek dünyada nasıl göründüğünü gösteren bir dizi eylem belirledim.

İşte bunlardan13 tanesi:

  1. Duyguları düşünürsünüz.

Duygusal zeka, kişisel ve toplumsal farkındalık olarak adlandırılan şeyle, hem kendinizde hem de başkalarınızda duyguları (ve etkilerini) tanıma becerisiyle başlar.x

Bu farkındalık derinlemesine düşünme ile başlar. Şöyle sorular sormaya başlarsınız:

  • Duygusal olarak güçlü yönlerim neler? Zayıf yönlerim neler?

  • Mevcut duygu durumum düşüncelerimi ve karar vermemi nasıl etkiler?

  • Yüzeyin altında diğerlerinin söylediklerini veya yaptıklarını etkileyen neler oluyor?

Bu gibi önemli sorulara dikkat etmek, avantajınıza kullanılabilecek değerli bilgiler sunar.

  1. Duraklarsınız.

Duraklama, konuşmadan veya hareket etmeden önce durup düşünmek için bir dakikanızı almak kadar basittir. (Teoride kolay, pratikte zor.) Bu sizin utanç verici anlardan veya çok hızlı bir şekilde taahhütte bulunmaktan kaçınmanıza yardımcı olabilir.

Başka bir deyişle duraklama, geçici bir duyguya dayalı kalıcı bir karar vermekten kaçınmanıza yardımcı olur.

  1. Düşüncelerinizi kontrol etmeye çalışırsınız.

Belirli bir anda deneyimlediğiniz duygu üzerinde fazla kontrol sahibi olamazsınız. Ancak düşüncelerinize odaklanarak bu duygulara tepkinizi kontrol edebilirsiniz. (Söylendiği gibi: Bir kuşun kafana konmasını engelleyemezsin, ama yuva yapmasını engelleyebilirsin.)

Düşüncelerinizi kontrol etmek için çabalamakla, hedefleriniz ve değerlerinizle uyumlu bir şekilde yaşamanıza izin vererek, duygularınıza köle olmaya direnirsiniz.

  1. Eleştiriden faydalanırsınız.

Kimse olumsuz geribildirimden hoşlanmaz. Ancak, eleştirinin çok hoş bir şekilde yapılmadığı zaman bile öğrenmek için bir şans olduğunu bilirsiniz. Asılsız olduğu zaman bile, diğerlerinin düşünce dünyasına açılan bir pencere verir.

Olumsuz geri bildirim aldığınızda, duygularınızı kontrol altında tutar ve kendinize sorarsınız: Bu nasıl beni daha iyi yapabilir?

  1. Gerçeklik gösterirsiniz.

Gerçeklik, kendinizle ilgili her şeyi, herkesle, her zaman paylaşmak anlamına gelmez. Kastettiğinizi söylemek, söylediğinizi kastetmek ve her şeyden önce değer ve ilkelerinize bağlı kalmak anlamına gelir.

Biliyorsunuz, herkes düşüncelerinizi ve duygularınızı paylaştığınız için teşekkür etmez. Ama önemli olanlar teşekkür edecektir.

  1. Empati gösterirsiniz.

Diğerlerinin düşünce ve duygularını anlamayı içeren empati gösterme yeteneği, diğerleri ile bağlantı kurmanıza yardımcı olur. Başkalarını yargılamak veya etiketlemek yerine, olanları onların gözlerinden görmek için çaba gösterirsiniz.

Empati, başka bir kişinin bakış açısına katılmak anlamına gelmez. Daha ziyade, anlamak için çabalamakla ilgilidir, ki bu daha derin ve daha bağlı ilişkiler kurmanızı sağlar.

  1. Başkalarını översiniz.

Tüm insanlar onay ve takdir ister. Başkalarını övdüğünüzde, bu ihtiyacı karşılar ve süreçte güven yaratırsınız.

Bütün bunlar, diğerlerindeki iyiliğe odaklandığınızda başlar. Daha sonra, özellikle takdir ettiğiniz şeyi paylaşarak, kendilerinin en iyi versiyonu olmaları için onlara ilham verirsiniz.

  1. Yararlı geri bildirim verirsiniz.

Olumsuz geri bildirim, diğerlerinin duygularını incitmek konusunda büyük bir potansiyele sahiptir. Bunu farkederseniz, eleştiriyi yapıcı geribildirim olarak tekrar gözden geçirirsiniz, böylece alıcı onu zararlı yerine yararlı olarak görür.

  1. Özür dilersiniz.

Özür dileyebilmek güç ve cesaret ister. Ama böyle yapmak, alçakgönüllülüğü, doğal olarak başkalarını sana çekecek bir kaliteyi gösterir.

Duygusal zeka, özür dilemenin her zaman hatalı olduğun anlamına gelmediğini fark etmeni sağlar. İlişkinize, egonuzdan daha fazla değer vermek anlamına gelir.

  1. Bağışlar ve unutursunuz.

Kızgınlığa takılıp kalmak bir bıçağı yaranın içinde bırakmak gibi bir şeydir. Suçlu taraf hayatına devam ederken, kendinize asla iyileşme şansı vermezsiniz.

Affettiğiniz ve unuttuğunuzda, diğerlerinin duygularınızı rehin tutmasını önlersiniz –ki bu ilerlemenizi sağlar.

  1. Taahhütlerinizi yerine getirirsiniz.

Günümüzde insanların kendilerini düşündükleri için bir anlaşmayı veya taahhüdü bozmaları yaygındır. Tabii ki, arkadaşınızla bir Netflix akşamını ekmek, çocuğunuza verdiğiniz sözleri yerine getirmemekten ya da önemli bir son teslim tarihini kaçırmaktan daha az zarara neden olacaktır.

Ancak sözünüzü küçük büyük her şey için tutma alışkanlığınız olduğunda, güvenilirlik ve inanılırlık konusunda güçlü bir ün kazanırsınız.

  1. Başkalarına yardım edersiniz.

Başkalarının duygularını olumlu yönde etkilemenin en iyi yollarından biri onlara yardım etmektir.

Çoğu insan nereden mezun olduğunuzu, hatta önceki başarılarınızı bile umursamaz. Ancak, dinlemek ya da yardım etmek için programınızdan feragat ettiğiniz saatlere ne demeli? Sahaya inip onlarla birlikte çalışmaya hazır olmanız?

Bu gibi eylemler, güven inşa eder ve diğerlerine, gerekli olduğu zaman liderliğinizi takip etmeleri için ilham verir.

  1. Kendinizi duygusal sabotajdan korursunuz.

Duygusal zekanın aynı zamanda karanlık bir yanı olduğunu fark edersiniz – örneğin bireylerin kişisel bir gündem veya başka bir bencil sebep için diğerlerinin duygularını manipüle etmeye çalıştığı zamanlar.

Bu yüzden, bunu yaptıklarında kendinizi korumak için kendi duygusal zekanızı keskinleştirmeye devam edersiniz.

Orjinal makale: https://www.inc.com/justin-bariso/13-things-emotionally-intelligent-people-do.html utm_content=buffer039fc&utm_medium=social&utm_source=facebook.com&utm_campaign=buffer

Justin Bariso

1995 yılında, psikolog ve bilim gazetecisi Daniel Goleman, dünyadaki çoğu kişiye duygusal zeka kavramını tanıtan bir kitap yayınladı. Duyguları anlama ve yönetme yeteneği, başarı şansımızı büyük ölçüde arttırır düşüncesi yükselmeye ve insanların duygular ve insan davranışları hakkındaki düşüncelerini büyük ölçüde etkilemeye başladı.