Psikoterapist ve uluslararası bir çok satan olan “ Zihinsel Olarak Güçlü İnsanların Yapmayacağı 13 Şey” isimli kitabın yazarı Amy Morin, Forbes de yayınlanan yazısında Duygusal Zeka’nın geliştirilebilir bir yetkinlik olduğunu vurguluyor ve geliştirmek için 7 uygulaması basit yöntemi anlatıyor.

1990’da Peter Salovey ve John Mayer duygusal zeka üzerine çalışmalarını yayınladılar. Konsept daha sonra 1996’da, Daniel Goleman’ın Duygusal Zeka: Neden IQ’dan daha önemli isimli en çok satanlar listesine giren kitabı sayesinde popüler hale geldi.

O zamandan beri, duygusal zeka liderlik gruplarında, kurumsal eğitimlerde ve insan kaynakları atölyelerinde sıcak bir konu haline geldi. Duygusal zekanın iş performansı üzerinde önemli bir etkisi olabileceğini gösteren birçok kanıt vardır. Duygusal zekası yüksek çalışanlar daha iyi performans gösterir, daha iyi ilişkiler kurarlar, psikolojik olarak daha esenlik yaşarlar ve fiziksel olarak daha sağlıklı olma ihtimalleri daha yüksektir.

Duygusal Zeka Geliştirilebilir

Salovey ve Mayer’in duygusal zeka modeli dört bölümden oluşuyor:

  1. Duyguları kendisinde ve başkalarında doğru algılama

  2. Düşünmeyi kolaylaştırmak için duyguları kullanma

  3. Duyguları, duygusal dili ve duygunun aktardığı sinyalleri anlama

  4. Belirli hedeflere ulaşmak için duyguları yönetme

Yıllar geçtikçe, çalışmalar duygusal zekanın öğrenilebileceğini ve eğitim programlarının, insanların duygusal zekasını artırmalarına ve en iyi şekilde performans göstermelerine yardımcı olma konusunda etkili olduklarını kanıtladıkları için, duygusal zeka eğitimi milyar dolarlık bir endüstri haline gelmiştir.

Ancak, daha fazla duygusal zeka geliştirmek için resmi bir eğitim programına katılmanız gerekmez. İşte duygusal zekanızı geliştirmeye başlamanın yedi yolu.

  1. Ekran başında geçirdiğiniz zamanı sınırlandırın.

Elektronik cihazlarınızla çok fazla zaman geçirmek, ilişkilerinizi zayıflatır. Çalışmalar, örneğin romantik ilişkilerde, birlikte zaman geçirirken bir akıllı telefonun mevcut olmasının güveni aşındırabildiğini ve yakınlığı engelleyebileceğini keşfetti.

Bazı araştırmalar, aynı zamanda ekran başında çok fazla zaman geçirmenin, bireyin duygusal zekası için kritik bir bileşen olan duyguları okuma becerisine müdahale ettiğini de ortaya çıkardı.

İnsan Davranışında Bilgisayarlar’da yayınlanan 2014 yılında yapılan bir çalışmada, beş gününü bir kampta elektronik cihazlarına erişmeden geçiren yaşlıların, diğer insanların duygularını okuma yeteneklerini büyük ölçüde artırdıkları bulundu. Elektronik cihazlar olmadan geçirilen sadece beş gün – herhangi bir duygusal zeka eğitimi olmaksızın- sözsüz duygusal mrsajlara ilişkin anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı oldu.

Bu yüzden teknoloji kullanımınıza sağlıklı sınırlar koymak iyi bir fikir olabilir. İnsanlarla yüz yüze konuşurken telefonunuzu uzak tutun. Gün içinde telefonunuzu kullanmayacağınız- örneğin öğle yemeği saati, yatmadan önce ve uyandıktan sonraki ilk bir saat boyunca – zamanlar ayırın.

Arada bir elektronik detoks yapmayı düşünün. Elektronik cihazlarınız olmadan birkaç gün geçirmek, diğerlerinin duygularını okuma yeteneğiniz açısından harikalar yaratabilir.

  1. Duygularınızı etiketleyin.

Duygularımız aldığımız her kararı etkilese de, insanlar nadiren duygulardan söz eder. Aslında, birçok insan endişeli veya üzgün hissettiklerini söylemek yerine “boğazımda bir düğüm vardı” veya “midemde kelebekler vardı” gibi şeyler söylerler.

Duygularınızı hayal kırıklığına uğramış, sinirli ve endişeli gibi gerçek duygu sözcükleriyle etiketleme pratiği yapın. Yüksek sesle nasıl hissettiğinizi açıklamanız gerekmez; ancak duygularınızı fark etmek için her gün birkaç kez kendinizle iletişim kurmanız önemlidir.

  1. Duygularınızın kararınızı nasıl etkilediğini düşünün.

Nasıl hissettiğinizi anladıktan sonra, bu duyguların düşünce ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini düşünün. Eğer üzgünseniz, reddedilme ile başedemediğiniz için başarı şansınızı küçümseyebilirsiniz veya bir müzakere sırasında erken teslim olabilirsiniz.

Benzer şekilde, bir fırsat sebebi ile heyecan duyuyorsanız, başarı şansınızı abartabilirsiniz. Potansiyel dezavantajları veya sonuçları incelemeden risk alabilirsiniz.

Duygularınızın sizi nasıl etkilediğini bilmek, daha iyi kararlar almanıza yardımcı olabilir. Duygularınızın kararınızı nasıl etkileyebileceğini fark ettiğinizde, mantık ve duyguların dengeli bir görünümüne dayalı kararlar vermek için daha donanımlı olursunuz.

  1. Duygularınızın size dost mu yoksa düşman mı olduğunu belirleyin.

Duygular ya olumlu ya da olumsuz değildir. Her duygu bazen yardımcı bazen de yararsız olma gücüne sahiptir.

Nasıl hissettiğinizi anladıktan sonra, o an için bu duyguların bir dost mu düşman mı olduğunu düşünün. Adaletsizlik için ayağa kalkmanıza yardımcı olduğunda öfke bir dost olabilir. Bununla birlikte, patronunuzla bir tartışmaya girerken bir düşman olabilir.

Üzüntü bazen yardımcı olabilir, zira -bir kişi veya iş gibi, artık sahip olmadığınız bir şeyi onurlandırmanızı hatırlatabilir. Ancak işleri halletme motivasyonunuza müdahale ettiğinde de bir düşman olabilir.

Hüzünün bir düşman olduğunu anladığınızda, duygularınızı düzenlemek için adımlar atın. Birkaç dakika boyunca meditasyon yapmak sakinleşmenize yardımcı olurken, cevrede küçük bir yürüyüş yapmak neşelenmenize yardımcı olabilir. Duygularınızı sağlıklı bir şekilde yönetmenize yardımcı olacak başa çıkma stratejilerini deneyin.

  1. Duygularınız için sorumluluk alın.

Patronunuzu sizi kötü bir ruh haline soktuğu için suçlamak ya da iş arkadaşınızın kendinizi kötü hissetmenize sebep olduğunu söylemek, duygularınızın diğer insanlar tarafından kontrol edildiğini ima eder. Duygularınız ve bu duygulara uygun şekilde tepki verme yeteneğiniz ile ilgili tüm sorumluluğu kabul edin.

Başkasının sizi duygusal olarak aşağı çektiğini düşünmeye eğilimli olduğunuzda, diğer insanlara ve koşullarınıza nasıl tepki vereceğinizi seçebileceğinizi kendinize hatırlatın. “Beni kızdırıyor” diye düşünmek yerine, düşüncelerinizi “şu an yaptığı şeyi sevmiyorum ve kızıyorum” gibi bir şekilde yeniden çerçeveleyin.

  1. Başkalarının duygularını farketmek için duraklayın.

Duygusal zekanızı güçlendirmenin kilit bir bileşeni, diğer insanların nasıl hissettiği hakkındaki anlayışınızı iyileştirmektir. Bir tartışmaya balıklama atlamak veya aynı fikirde olmadığınız birini durdurmak yerine, diğer kişinin nasıl hissettiğini daha iyi anlamaya odaklanın.

Diğer insanların duygusal durumlarına yakından dikkat etmeye başlayın. Birinin nasıl hissettiğini ve bu duyguların o kişinin algısını ve davranışını nasıl etkileyebileceğini anlayabiliyor musunuz bir bakın.

  1. Gelişiminizi düşünün.

Her günün sonunda, ilerlemeniz üzerine düşünün. Sinirlenmiş bir iş arkadaşınızla iyi etkileşim kurmak gibi, iyi yaptığınız şeylere dikkat edin,

Ardından, hangi alanların iyileştirilmesi gerektiğine dikkat edin. Belki endişeli hissettiğiniz için patronunuzla konuşmaktan kaçındınız ya da duyması zor olan bazı geri bildirimlere karşı savunmacı oldunuz. Bu hataları, gelecekte daha iyi davranışlarda bulunmak için fırsatlara dönüştürün.

Becerilerinizi Keskinleştirmeye Devam Edin

Duygusal zeka söz konusu olduğunda, her zaman iyileştirme için yer vardır, bu yüzden yeteneklerinizi keskinleştirin. Kendinizi sıkışmış hissediyorsanız, duygusal zekanızı daha da artırmanıza yardımcı olmak için bir eğitim programına kayıt olabilir, kitap okuyabilir veya bir koç ile çalışabilirsiniz.

Orjinal makale: https://www.forbes.com/sites/amymorin/#7c9bc4a26093