Wesleyan Üniversitesi öğretim üyesi ve freelance bir gazeteci olarak çalışmaları The New York Times ve The financial Times’da yayınlanmış olan Rebecca Knight, Harvard Business Review’da yayınlanan yazısında duyguların ve özellikle olumsuz duyguların bulaşıcı olmasından yola çıkarak, diğerlerinden bize bulaşan stresi nasıl yöneteceğimize ilişkin stratejilerden söz etmektedir. Bu konuda yapılmış araştırmalara da referans vererek, ikinci el stres ile baş etmek için yapılabilecekleri basit ipuçları şeklinde paylaşmaktadır.

Bu bilinen bir olgudur: Duygular bulaşıcıdır. Mutlu ve iyimser insanlarla çalışıyorsanız, aynı şekilde hissetme olasılığınız daha yüksektir. Bunun diğer yüzü de doğrudur: İş arkadaşlarınız sürekli stresliyse, acı çekme ihtimaliniz daha yüksektir.

İkinci el stresden nasıl kaçınırsınız? Kendinizi iş arkadaşlarınızın duygularından onları dışlamadan uzaklaştırabilir misiniz? Ve aynı zamanda onların esenliğini de arttırmaya çalışmalı mısınız?

Uzmanlar Ne Diyor?

İlk olarak, kötü haber: İkinci elden stres neredeyse kaçınılmazdır. Öğretim üyesi, araştırmacı ve Mutluluk Avantajı’nın yazarı Shawn Achor, “Aşırı bağlantılı bir dünyada yaşıyoruz, bu da tarihte herhangi bir zamanda olduğundan daha fazla negatif sosyal bulaşma riskine sahip olduğumuz anlamına geliyor” diyor. “İkinci elden stres, sözlü, sözsüz ve yazılı iletişimden geliyor, bu da onu cep telefonu aracılığıyla bile alabileceğimiz anlamına geliyor.” Ancak iyi haber, çaresiz değiliz, diyor McLean Hastanesi Koçluk Enstitüsü’nün kurucusu ve Duygusal Çeviklik’in yazarı Susan David. “Öğrenebileceğiniz birçok özel yetenek, pratik edebieceğiniz davranışlar ve çevrenizdeki ikinci el stresle başa çıkmada yardımcı olabilecek küçük ince ayarlar var” diyor.

İşte bazı stratejiler.

Kaynağı tanımla 

İkinci el strese savaş açmadan önce, bazı streslerin iyi olabileceğini kabul etmelisiniz, diyor David. “Bir dereceye kadar strese girmeden anlamlı bir kariyer sahibi olmanız, bir aile kurmanız, bir organizasyona liderlik etmeniz veya değişim yaratmanız mümkün değildir.” Ekibinizin bazı üyeleri gerginse, David “onların stresinden streslenmek” yerine “gerçekten neler olduğunu anlamaya çalışmayı” tavsiye ediyor. Onlardan neler yaşadıklarını tarif etmelerini isteyin. “İş yükleri ile başa çıkamamaktan mı endişelendiklerini ya da başka herhangi bir rahatsızlıktan mı muzdarip olduklarını öğrenin.” David ekliyor: “İnsanlar duygularını doğru bir şekilde etiketlediklerinde, stresin kaynağını daha iyi tanımlamaları ve onunla ilgili bir şeylerler yapmaları daha olasıdır. ”

Yardım öner

Aşırı gergin, stresli meslektaşınızla konuşmanın gergin hissetmenize neden olması anlaşılabilirdir. Ancak Achor, duygularınızı empati kurarak kontrol altında tutabileceğinizi söylüyor. “Bu kişinin endişesi ile ilgili şefkat göstererek ve daha sonra onunla olumlu bir diyaloğa girerek – ya sorunlarına bir çözüm üreterek ya da odaklarını bundan uzaklaştırarak – onlardan olumsuz etkilenmek yerine onları olumlu yönde etkileyebiliriz.” David etkinin gücünün iki yönlü olduğu fikrinde : “Siz ve tüm diğerleri kimliğiniz, sahip olduklarınız ve elinizdeki kaynaklarla yapabileceğinizin en iyisini yapıyorsunuz.” Öyleyse yardımcı olun, diye tavsiye ediyor. İş arkadaşınıza şunları sorun: “Bu projeyi yürütmene yardımcı olmak için yapabileceğim bir şey var mı? Daha yapıcı bir sonuca yol açabilecek yapabileceğimiz bir konuşma var mı? ”

Bazı çalışma arkadaşlarınıza ara verin

Achor, ofisinizin Negative Nancy’sine karşı şefkatli olmanın her zaman kolay olmadığını itiraf ediyor. Kişinin size zarar vermeye başladığını düşünüyorsanız, “stratejik geri çekilme” yapabilir ve kaygınızı uyaran meslektaşınızla temasınızı sınırlandırabilirsiniz. Achor, “Siz kendinizi güçlendirene kadar onları mümkün olduğunca iş hayatınızdan karantinaya alın”. diyor David ise “belli iş arkadaşlarınızla yaptığınız görüşmelerde kurum ile ilgili stres veya olumsuzluk üzerine odaklanma eğilimi varsa, geçici olarak geri adım atmanız gerekebilir. Hangi etkileşimlerin yararlı olmadığını fark edin” diyor.

İyimserlik yetiştirin

Achor, ikinci el stresle baş etmenin bir başka stratejisi “kendinizi pozitif insanlarla kuşatmak” olarak söylüyor. Olumlu duygular, olumsuz olanlar kadar bulaşıcı olabilir. İyimserliği geliştirmek için de çaba sarfedin. “Çoğu insan ofiste en stresli, en negatif olan kişiyi düzeltmeye çalışma hatasına düşüyor.” Bunun yerine, “ortada olan, olumlu ya da olumsuz uca yöneltilebilecek insanlara pozitifliği aşılayarak bir rol model olarak hareket etmenizi tavsiye ediyor. Bunu yapmak, “sosyal senaryoyu iyimserliğe doğru yöneltir” ve işyerindeki “pozitif güçlerin sayısını” artırır. David’ amacınızın “sınırda bulunan insanların kurum ile ilgili güvenli hissedeceği bir ortam yaratma” olması gerektiğini söylüyor. “Bir kişinin stresinin, ortamdaki tek ses” olduğu bir durum istemezsiniz.

Büyük resmi hatırlayın

David’e göre, işiniz yönetilebilir olsa bile, “etrafınızdaki herkes stresliyse” ve bunu seslendiriyorlarsa, bir kaygı kaynağı haline gelebilir. İnsanlar çoğu zaman zorunlu oldukları hedeflere devam ederler – “Bu toplantıya gitmek zorundayım” gibi. Veya “Bu müşteri görüşmesinde olmak zorundayım”. Büyük ve baştan çıkarıcı bir yapılacaklar listesi saymak bir onur rozeti olarak görülüyor ve şikâyet etmek çoğunlukla seviliyor. Ancak David diyor ki, bu tehlikeli. İş yükünüzü bu şekilde sınıflandırmak “kendi etrafında bir hapishane yaratmaktır.” “Zorunlu” hedeflerinizi “istediğiniz” hedeflerinize dönüştürmenizi öneriyor – örneğin ‘iş birliğine değer veriyorum ve bu toplantıya bunu kolaylaştıracağı için katılmak istiyorum’ diyebilirsiniz. Veya ‘Müşterim için yüksek kaliteli bir ürün üretmeye değer veriyorum, bu yüzden bu davete gitmek istiyorum’. Bu, ‘ikinci el stresin etkilediği kişiler için güçlü bir yeniden çerçevelemedir’ diyor. “Kariyer hedefleriniz” hakkında düşünün ve “yükümlülüklerinizi pozitif bir şeye bağlayın”.

Kendinize iyi bakın (ve başkalarının aynı şeyi yapmasına yardım edin)

Stresten kurtulmanın en iyi yollarından biri – ister ikinci ister ilk elden olsun – sağlığınıza mükemmel bir şekilde özen göstermektir. İyi beslenmek ve bolca egzersiz yapmak ve iyi uyumak, stresi kontrolde tutmak için çok önemlidir. Şükran uygulamaları da aynı derecede önemlidir, diyor Achor. “Minnettar olduğunuz şeyleri düşünmek klişe gibi gelebilir, ancak kaçınılmaz olarak deneyimleyeceğiniz olumsuz şeyleri dengelemek için size olumlulardan oluşan bir depo sağlar” diyor Achor. Daha önemlisi, öğrendiklerinizi paylaşmanız gerekir, diye ekliyor. “Olumlu deneyimlerin günlüğünü tuttuğunu, yoga yaptığını ya da meditasyon yaptığını söyleyen liderlerin sayısının şaşırtıcı şekilde arttığını, ancak bu kişilerin motive etmeye çalıştıkları takımlarındaki insanlara bunlardan henüz hiç söz etmediklerini söylüyor” diyor. Bu bir komedi, diyor. “Olumlu bir alışkanlığınız varsa ve işinize yarıyorsa, bunu herkese anlatın.”

Hatırlanması Gereken İlkeler

Yapın:

  • Stresli iş arkadaşlarınıza şefkat gösterin. Tedirgin olmak yerine, nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun.

  • Güven, iyimserlik ve mutluluktan faydalanmak için kendinizi pozitif insanlarla çevreleyin.

  • Gerektiğinde kendinizi negatif iş arkadaşlarınızdan stratejik olarak geri çekin.

Yapmayın:

  • Ekibinizdeki en stresli kişiyi düzeltmeye çalışmayın; bunun yerine, iyimserlik ve pozitiflik için model olun.

  • Diğerlerinin stresli “zorunlu” yapacaklar listelerini dinleme çıkmazına saplanmayın; işinizi değerlerinizle birleştirin ve büyük resmi hatırlayın.

  • Olumlu alışkanlıklarınız hakkında ketum olmayın. Kendinize iyi bakın ve bu konudaki stratejilerinizi diğerleri ile paylaşın.

Vaka Çalışması : Takımınızı destekleyin ve pozitifliği artırın

Bentley College eski başkanı Gloria Larson, her zaman “gülünç derecede iyimser” bir insan olduğunu söylemektedir. “Benim için bardak % 90 doludur” demektedir. “Fakat, elbette, işler zor olduğunda ben de stresli hissediyorum. Ve diğer insanların streslerinin etkilerine karşı da bağışık değilim. ”

Gloria, yıllar önce, Boston’da Foley Hoag’da bir avukat iken, 800 milyon dolarlık bir inşaat projesi olan Massachusetts Kongre Merkezi’ni inşa etmekten sorumlu bir komitenin başkanlığına gönüllü oldu. Projenin başlarında, işin “zamanında ve bütçe içinde” tamamlanacağını taahhüt eden bir basın toplantısı düzenledi.

Daha sonra proje, büyük maliyet aşımları da dahil olmak üzere çeşitli problemlerle karşılaştı. “Bu çirkindi ve Boston Globe ve Boston Herald’ın ön sayfalarında yayınlandı” diye anlatır Gloria. “Yönetim kuruluna ve diğer kıdemli yöneticilere baktım ve ekibin büyük stres altında olduğunu gördüm.”

Gloria, ikinci elden gelen her türlü stresi çevirmeye ve endişeli meslektaşlarına yardım etmeye karar verdi. “Gün be gün işe gelmek zorunda olan insanları güçlendirmem gerektiğini biliyordum”diyor. “Bir takım olduğumuzu ve onları desteklediğimi bilmelerine ihtiyacım vardı.”

İlk hamlesi ekibiyle – hem grup hem de birey olarak – yaşadıkları hakkında konuşmaktı. “Projedeki stresin ve baskının belirli nedenlerini konuştuk ve sonra potansiyel çözümleri tartıştık” diyor.

Gloria ayrıca tasarım uzmanları, inşaat işçileri ve mimarlar da dahil olmak üzere projede çalışan diğer kişileri desteklemeyi ve teşvik etmeyi de sağladı. “Zamanımın çoğunu sahaya inmek, baret takmak ve insanlara harika bir iş çıkardıklarını söylemek için harcadım.”

Proje boyunca, Gloria kendine büyük resmi hatırlattı. “Bu konuda o kadar tutkuluydum ki, bunu sanki bir çağrı gibi hissettim” diyor. “Bu ilham verici amaç, stresin ezici olduğu zamanlarda bile bana iyi hissettirdi.”

Stresli ekibine iyimserliğin erdemlerini övdü. “Olumlu bir tutum da, ikinci el stres gibi bulaşıcı olabilir” diyor. “İşler kötüye gittiğinde, “Başarabiliriz” yaklaşımını denemeye çalıştım.”

Gloria stresli günlerde kendine de iyi bakmıştı. “Yoga ve meditasyon yarıda bıraktım” diye itiraf ediyor. “Ancak ben çok egzersiz yapıyorum.” Üç Labrador kopek sahibi olarak, “hayvanların stresden arındırma gücü”ne çok inandığını ekliyor.

Original makale: https://hbr.org/2018/10/how-to-cope-with-secondhand-stress