PsychTests.com tarafından yapılan bir çalışma, düzenli olarak duygularına kulak veren ve sezgilerini dinleyenlerin daha iyi bir benlik saygısına, daha olumlu bir zihniyete ve duyguları üzerinde daha iyi bir kontrole sahip olduklarını göstermektedir.

MONTREAL (PRWEB), 18 Ağustos 2018

Modern dünyada neredeyse tüm deneyimler ya da olaylar bilimsel bir mercekle incelenir. Her sonuç için bir sebep olmalı. Verileri bilimsel yöntemle doğrulanıp tekrarlanamazsa, sistematik olmayan veriler, dişi sezgileri veya içgüdüsel duygular anlamsızdır.

Bir yanda, bu paradigma birçok şaşırtıcı keşfe yol açmış ve birçok eski ve tehlikeli uygulamayı geçersiz kılmıştır (örneğin, lobotomiler). Ancak, PsychTests tarafından yapılan araştırmaya göre, duyguları irrasyonel ve güvenilmez olarak reddetmek dar görüşlülüktür. Aslında, mantığa çok fazla güvenen ve kendilerini duygularından ayıran insanlar kendilerini önemli derecede dezavantajlı pozisyona sokarlar.

Duygusal Zeka Testini alan 4,514 kişiden elde edilen verileri inceleyen Psych Testlerinde araştırmacılar iki farklı grubu karşılaştırdılar:

Duygusal “yansıtıcılar” hissedenlerdir. Kendilerine hem olumlu hem de olumsuz duyguları deneyimlemek için izin verecek şekilde duygularına odaklanırlar. Karar alırken, araştırma yapabilir ve avantaj/dezavantaj listesi oluşturabilirler, ancak tüm bilgilere sahip olduklarında, seçimi hangisinin doğru hissettirdiğine göre yaparlar. Eğer içgüdüleri onlara bir şeylerin yanlış olduğunu bildirirse, uyarıya dikkat edeceklerdir.

Duygusal “saptırıcılar” düşünürlerdir. Kendilerini duygularından, özellikle olumsuz olanlardan ayrıştırır ve uzak tutarlar. Karar verirken, bir problemi çözerken veya bir durum / insanı değerlendirirken, mantıksal akıl yürütmeye sıkı sıkıya bağlı kalırlar (ya da öyle olduğuna inanırlar). Duyguları irrasyonel olarak düşünmeye eğilimlidirler ve onlara göre içgüdülere ya da sezgilere güvenmek saçmadır.

İki grubun karşılaştırmasında, PsychTests’in çalışmasının ortaya koyduğu sonuçlar aşağıdaki gibidir: (Not: Aşağıda listelenen ölçekteki puanlar 0 ile 100 arasındadır).

DUYGUSAL RAHATLIK

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 69

Duygusal Saptırıcılar için puan: 31

Kendi ve diğerlerinin duyguları ile ilgili konuşmak ve ilgilenmek belirli bir derecede kırılganlıkla rahat olabilmeyi gerektirir, ki bu Duygusal Yansıtıcıların, Duygusal Saptırıcılardan çok daha fazla rahatlıkla baş edebileceği bir şeydir.

SOSYAL BECERİLER

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 79

Duygusal Saptırıcılar için puan: 45

Duygularla baş etme becerisi sabit varsayıldığında, Yansıtıcılar, farklı durumlara uyum sağlama konusunda çok daha usta ve çeşitli tipte insanlarla etkileşimde beceriklidirler.

ÇATIŞMA-ÇÖZÜM BECERİLERİ

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 80

Duygusal Saptırıcılar için puan: 61

Çoğunlukla tartışmalara sebep olan duygusal kargaşalarına rağmen, duyguları ile temas halinde olmak, Duygusal Yansıtıcılarin çatışmayı daha verimli bir şekilde çözmesini sağlar.

ÖZGÜVEN

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 79

Duygusal Saptırıcılar için puan: 49

Kendimizi duygularımızdan ayırmak, kendimizi insanlığımızdan, kim olduğumuzdan ayırmak gibidir. Bazı Duygusal Saptırıcılar, duygularından utanırlar ve kendi üzerindeki kontrol kaybını bir zayıflık işareti olarak yorumlayabilirler. Duygularını kabul etmeyi zor bulan insanlar, kendilerini terbiye yoluyla kabul etmeyi zor bulabilirler, ki bu da öz saygılarını etkiler. Duygusal Saptırıcılar, ister sevgi ister takdir, ister üzüntü ve öfke olsun, kırılganlık göstermekten rahatsızlık duyarlar. Bir bakıma, duyguları, benliklerine karşı bir tehdit, dikkatle korunan benliklerine yönelik bir saldırı olarak algılarlar. Mantıklı olmaktan gurur duyarlar, ancak en mantıklı insanın bile çoğu kararını duygularıyla aldığını fark etmezler. Duyguları gizleme eğilimi ve işleme ve serbest bırakmakta güçlük çekme, benlik saygısını bozar, onları savunmacı yapar ve duygusal durumlarda kendilerini yetersiz hissettirir.

POZİTİF ZİHNİYET

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 75

Duygusal Saptırıcılar için puan: 45

Mantıksal akıl yürütme, Duygusal Saptırıcıları ileriye doğru planlamaya ve en kötüsüne hazırlanmaya zorlar. Bu olumsuz odaklanma, düşüncelerini ve davranışlarını bu yöne yönlendirir ve bu da olumsuz bir sonucu daha olası hale getirir. Diğer yandan, aşırı iyimser olmasalar da, Duygusal Yansıtıcılar, zihinlerini olasılık ve başarıya odaklı tutmayı tercih ederler. Onlar da bir Plan B hazırlayabilirler, ancak olumlu bir sonuca odaklanabilirler, böylece zihnin sinir yollarını başarıya götüren cevaplar için hazırlarlar.

HOŞNUTLUK

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 71

Duygusal Saptırıcılar için puan: 44

“Hisseden” olmak, bazen Yansıtıcılarin negatif duyguların dalgalarına gömülecekleri anlamına gelse de, problemler hakkında düşünmeyi ya da olumsuz duyguları ağırlamayı tercih etmeyen Saptırıcılarden çok daha mutlu ve hayattan daha memnunlar. Duyguları işleyebilmek ve serbest bırakabilmek, iyi zihinsel hijyenin önemli bir parçasıdır ve Yansıtıcılarin geçmişteki aksaklıkları, başarısızlıkları ve hayal kırıklıklarını geçmesine izin vererek yaşam memnuniyetine imkan sağlar.

KENDİNİ MOTİVE ETME

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 72

Duygusal Saptırıcılar için puan: 45

Duygusal Reflektörlerin – onları mutlu kılan, onlara ilham, onları etkileyen- duyguları ile temas içinde olmaları, motive olmak için neye ihtiyaç duyduklarını daha iyi kavramalarını sağlar. Başarısızlık ve hatalardan hızlı bir şekilde sıyrılmak ve devam ermek için gereken enerjiyi geri kazanmak için duygusal yeteneklerini kullanırlar. Öte yandan, Duygusal Saptırıcılar, hareketlerini sürdürmek için uzun vadede pek işe yaramayan dışsal motivasyonlara (örneğin, para) güvenebilirler.

ÇABA GÖSTERME

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 86

Duygusal Saptırıcılar için puan: 65

Duygusal Reflektörler sürekli kendini geliştirmek için çaba gösterirler. Hem kendi güçlü yanları hem de sınırlarına ilişkin farkındalık sahibi olmaları, öğrenme, kişisel gelişim ve kişisel sınırlarını zorlama arzusunu harekete geçirir. Ne istediklerini, nedenlerini ve oraya ulaşmak için hayatlarını nasıl yönlendireceklerini anlamak için duygularını kullanıyorlar. Duygusal Deflektörler bu konuda biraz daha fazla ilgisiz ve daha az iddialı görünüyorlar – çünkü muhtemelen duygularını bastırmak, hedeflere ulaşmayı, okulda başarı elde etmeyi daha zor hale getirmekte ve kariyer ilerlemesini engellemektedir. Sonuçta, duygusal zeka, okul ve kariyer başarısında önemli bir rol oynamaktadır ve duygusal yetkinliklerin yokluğu kısır bir döngü yaratmaktadır.

DAYANIKLILIK

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 80

Duygusal Saptırıcılar için puan: 54

Sağlamlık, insanların doğuştan sahip olduğu bir şey değildir – ancak zorluklar ve mücadelelerle geliştirilebilir. Eski bir deyimde söylendiği gibi, “Seni öldürmeyen şey seni güçlendirir.” Duygusal Yansıtıcılar, yoğun duygusal deneyimler yoluyla kendilerini hissetmelerini sağlayarak, dayanıklılıklarını Duygusal Saptırıcılar’dan daha fazla geliştirebilirler.

ESNEKLİK

Duygusal Yansıtıcılar için puan: 81

Duygusal Saptırıcılar için puan: 66

Sadece mantık, analiz ve akıl yürütme yoluyla elde edilen bilgilere güvenmek, Duygusal Saptırıcılara durumları değerlendirmek ve karar vermek için yararlı veriler sağlayabilir, ancak aynı zamanda onları sınırlayabilir – ve bir şekilde katı bir düşünme biçimine yol açar. Sezgiler ve içgüdüler, mantık ve akıl yürütme yoluyla kolayca erişilemeyen değerli bir kavrayış sağlar.

DUYGUSAL SEÇİM

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 89

Duygusal Saptırıcılar için puan: 75

Duygusal Yansıtıcıların duygularına kapılmaları ya da kolayca aşırı yüklenmeleri daha olası gibi görünse de, tek bir şeye karar verip odaklanmakta Saptırıcılarden daha iyidirler. Esasen, ne zaman dava için savaşacaklarını ve ne zaman bırakacaklarını bilirler.

ONAY İHTİYACI

Duygusal Yansıtıcılar için Puan: 30

Duygusal Saptırıcılar için puan: 49

Duygusal Saptırıcılar, görünüşte metin tavırlarına rağmen, Duygusal Yansıtıcılardan daha fazla onay ihtiyacına sahiptir. Başkalarının da duygularını onaylamalarını ve sempati duymalarını isteyebilirler, çünkü kendileri duygusal taraflarını kabul etmekte zorlanırlar. Duygusal Yansıtıcılar, öz-sevgi konusunda daha iyidir, kendi duygusal ihtiyaçlarının farkındadır ve onları tatmin etmeye daha eğilimlidir.

“Duygusal, duyarlı ya da sadece tutkulu olmak her zaman olumlu gözükmez,” diyor PsychTests başkanı Dr. Jerabek. “Duyguları zafiyet ve zayıflığın bir işareti olarak görme ve baskı altında temkinli olan, duygularına yol vermeyen insanlara hayranlık duymaya alıştık. Kendi kendini kontrol etmek takdire değer olmakla birlikte, duygularımızı tamamen bastırmaya mal olmamalı.

Duygularımızı inkar etmek, insanlığımızı inkar etmektir. Dahası, çalışmamızın gösterdiği şey, son derece mantıklı olan ve duygularının sunduğu bilgiyi görmezden gelen insanların, kendilerini önemli derecede dezavantajlı pozisyona yerleştirmekte olduğudur. ”

“Bu dünya üzerinde hareket edebilmek için, iyi bir yargıya, sağlam muhakemeye, mantığa ve bilgiyi eleştirel bir şekilde analiz etme yeteneğine sahip olmanız gerekir. Ancak, aynı zamanda, insanları binlerce yıldır canlı tutan, doğuştan gelen hayatta kalma mekanizmasına – içgüdünüz, sezginiz, duygusal duyargalarınız – da güvenebilmeniz gerekir, ki bunların hepsi mantıksal erişimin ötesinde olan bilgileri sunar.

Duyguları ile uyum içinde olan insanlar, kim olduklarıyla daha bütünüyle bağlantılıdır ve sonuç olarak, uyum sağlamak ve gelişmek için daha donanımlıdırlar. Önerdiğimiz her iki dünyanın dengesidir. Mantık ve duygular düşman değildir, aynı madalyonun iki yüzüdür, her ikisi de mutlu ve iyi bir yaşam sürmemize yardımcı olacak değerli bilgiler sunar. “

Orjinal metin: https://www.benzinga.com/pressreleases/18/08/p12228042/logic-vs-emotions-study-reveals-the-benefits-of-following-ones-heart