Chen Zhang, Christopher G. Myers ve David M. Mayer

Stresli. Endişeli. Yorgun. Tükenmiş. Bunlar çalışanların, daha uzun çalışma saatleri, daha sık yaşanan zorluklar, daha az kaynak ile daha fazla şey yapma gerekliliği gibi stres faktörleri nedeniyle işte hissettikleri şeylerdir. Bu tür iş stresi, – her biri kişisel ve örgütsel performansa zarar veren – kaygı ve öfke, etik olmayan davranışlar, kötü karar verme, kronik tükenme ve tükenmişlik gibi olgulara yol açmaktadır.

İnsanların genellikle bu stresle başa çıkmak için başvurdukları iki yol vardır. Biri, stresli işin yapılmasına odaklanmak için basitçe “kemerleri bağlayıp gaza basmak”tir. Profesyoneller genellikle “eylem için önyargı” sahibidirler ve hızlı bir şekilde bir çözüm bulmak isterler ve kendilerini stresli ve yorgun hissetmelerine rağmen çalışmaya devam edebilen güçlü insanlar olmakla gurur duyarlar.

Diğer genel taktik, işten geçici olarak ayrılmak ve stresli ortamdan uzaklaşmaktır. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde iş günü molaları ile ilgili yapılan araştırmalar, rahatlatıcı ve ilgi çekici molaların işyerindeki duyguları iyileştirebildiği ve enerjiyi artırabildiğini ortaya koydu. Bu sonuç, şekerleme odaları, egzersiz ekipmanları ve eğlence bölgeleri gibi “dinlenme faaliyetlerinin”, bilgi yoğun sektörlerdeki şirketlerde popüler hale gelmesini anlaşılır kılmaktadır.

Ne yazık ki, hem “her şeyi öğütme” hem de “uzaklaşma” potansiyel tuzaklara sahiptir. Araştırmalar, uzun süredir, biz insanların öğütme kabiliyetimizi kısıtlayan, ağır iş yüklerini üstlenmekte sınırlarımız olduğunu kanıtlamıştır. Stresli ve yorgunken çaba sarfetmeye devam etmek, sadece bize bedel ödetecek ve tükenmeye ve performans kaybına yol açacaktır. Ve işten uzaklaşma, geçici bir rahatlama sağlayabilirken, ilk etapta strese neden olan altta yatan sorunların üzerine gitmez. Aradan döndüğümüzde, sadece aynı meselelerle karşılaşmakla kalmayız, aynı zamanda ek suçluluk ve endişe yaşayabiliriz.

Peki, çalışanlar stresin kötü etkilerini hafifletmek için başka ne yapabilir? Araştırmamız üçüncü bir seçenek önermektedir: öğrenmeye odaklanmak. Bu yeni bir beceri kazanmak, yeni bilgiler toplamak veya entelektüel mücadeleler aramak anlamına gelebilir. Son zamanlarda, biri farklı endüstri ve kurumlarda çalışanlar ve diğeri tıp görevlileri ile yaptığımız iki farklı araştırma projesinde, öğrenme faaliyetlerine katılmanın, çalışanları olumsuz duygular, etik olmayan davranışlar ve tükenmişlik de dahil olmak üzere stresin zararlı etkilerine karşı koruyabileceğine dair kanıtlar bulduk.

Öğrenmeyi bir stres tamponu olarak araştırdık çünkü öğrenme, çalışanların değerli araçsal ve psikolojik kaynaklar oluşturmasına yardımcı olmaktadır. Araçsal olarak, öğrenme bize kısa dönemli stresli problemleri çözmek için yararlı olabilecek yeni istihbarat ve bilgi sağlar; aynı zamanda gelecekteki stres unsurlarını ele almak, hatta önlemek için yeni beceriler ve yeteneklerle donatır. Psikolojik olarak, bildiklerimizi gözden geçirmek ve yeni şeyler öğrenmek için zaman ayırmak, yetkinlik ve öz-yeterlilik duyguları geliştirmemize yardımcı olur (hedeflere ulaşmaya muktedir olma ve daha fazlasını gerçekleştirme duygusu). Öğrenme aynı zamanda temel büyüme ve gelişme amacı ile bağlantıya geçmemize yardımcı olur. Bu şekilde, sabit yetkinliklere bağlı kalmaktan ziyade kendimizi sürekli olarak gelişmekte ve iyileşmekte olarak görürüz. Bu psikolojik kaynaklar stres oluşturuculara karşı direnç geliştirmemizi sağlar.

Stres Hafifletici Bir Araç Olarak Öğrenme Üzerine Kanıtlar

İki tamamlayıcı çalışmada, ikimiz (Eunbit Hwang ile birlikte Chen ve Dave), iş stresi ve işyerindeki davranışlarıyla ilgili olarak çeşitli kuruluşlardan ve sektörlerden 300’den fazla ABD çalışanı üzerine çalıştık. Önceki araştırmalar, stres karşısında insanların iş yerinde etik olmayan davranışlarda bulunma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur (örneğin, çalmak, zaman çizelgeleri üzerinde tahrifat yapmak veya iş arkadaşlarına kaba davranmak gibi), bu yüzden, bu açmaz için iki potansiyel çare olarak, çalışanların yeni şeyler öğrenmelerini veya işyerinde rahatlama aktiviteleri yapmalarını inceledik. İlk çalışma, iki hafta boyunca çalışanların işyerindeki duygularını ve faaliyetlerini izlemek üzere günlük anketler kullandı; ikinci çalışma, çalışanların faaliyetlerini ve duygularını gözetmenlerinin gözlemledikleri ile ilişkilendirmek için eşleştirilmiş anket cevapları kullanmıştır. Her iki çalışmada da, çalışanlar işyerinde öğrenme etkinliklerini (örneğin ufkunu genişletmek, entelektüel zorluklar aramak veya yeni bir şeyler öğrenmek ) ve işyerinde rahatlama faaliyetlerini (örneğin, rahatlamak, yürüyüş yapmak ya da internette gezinmek için biraz zaman ayırmak) ne ölçüde gerçekleştirdiklerini bildirmişlerdir.

İlk çalışma, stres karşısında çalışanların öğrenme ile daha fazla meşgul oldukları günlerde, diğer günlere kıyasla daha az olumsuz duygular (örneğin, endişe, sıkıntı) yaşadıklarını ve daha az etik olmayan davranışlarda bulunduklarını (örneğin, şirket mülkünü almak, iş arkadaşlarına huysuz davranmak) ortaya koymuştur. Benzer şekilde, ikinci çalışmada, bu faydalar, diğer insanlara göre işte daha fazla öğrenme faaliyetine katıldığını bildiren çalışanlar arasında daha yaygındır.

Buna karşılık, rahatlatıcı faaliyetler stresin zararlı sonuçlarına karşı tampon olamadı – çalışanlar diğer günlere göre işyerinde daha fazla rahatlatıcı faaliyetler üstlendikleri günlerde (çalışma1) ve genel olarak diğerlerinden daha fazla rahatlama üzerine odaklandıklarında (çalışma 2) da normal durumdaki ile aynı seviyedeki olumsuz duyguları deneyimlediler ve etik olmayan davranışlarda bulundular. Bu nedenle rahatlama, öğrenme kadar bir stress tamponu gibi görünmüyordu.

Öğrenmenin tamponlama etkileri, birimizin yürüttüğü (Sateia ve Sanjay Desai ile birlikte Heather), işleri son derece stresli, az dinlenmeli uzun süreli çalışma gerektiren, kritik koşullara sahip hastalar için bakım görevi içeren tıp çalışanları ile yapılan bir çalışmada daha fazla ortaya kondu. Giderek artan hekim tükenmişliğine yanıt olarak, iş davranışları ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için Johns Hopkins Üniversitesi’nde yaklaşık 80 dahili tıp uzmanını araştırdık. Analizlerimiz, ekibinin daha fazla öğrenme davranışı içinde olduğunu (yeni bilgiler peşinde koşmak veya ekibin çalışma süreci üzerinde düşünmek gibi) düşünen çalışanların tükenmişlik düzeylerinin anlamlı düzeyde düşük olduğunu ortaya koydu. Takım öğrenmesi ile azalan tükenmişlik arasındaki bu ilişki, özellikle öğrenme hedefine yönelimin daha düşük seviyelerini bildiren çalışanlar- ki bu, bu çalışanların zaten işlerine bir öğrenme yaklaşımıyla bakmadıkları anlamına geliyordu- için daha belirgindi. Bu, diğerlerinin öğrendiği bir takımın parçası olmanın da, kendileri öğrenmeye odaklanma eğiliminde olmayanlar için bile (hatta özellikle onlar için) stresin zararlı etkilerini tamponlamaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

İşyerinde Öğrenmeyi Stratejik Olarak Kullanmak

İşyerinde stresle karşılaştığınızda öğrenmeyi arttırmak için spesifik olarak neler yapabilirsiniz?

İlk önce, içerden başlayın. Aklınızdaki stresli iş zorluklarını yeniden çerçeveleme alıştırmaları yapın. Stres ortaya çıktığında, kendinize söylediğiniz mesajı “bu, stresli bir iş görevi/ durumu” ndan “bu zor ama öğrenme açısından ödüllendirici bir fırsat” a değiştirin. Stresli görevleri öğrenme olanakları olarak yeniden çerçevelemek zihninizi değiştirir ve göreve daha fazla büyüme ve uzun vadeli kazançlar açısından bir yönelim ile yaklaşmanızı sağlar.

İkinci olarak, diğerleriyle birlikte çalışın ve öğrenin. Stresli zorlukla sadece kendi başınıza güreşmek yerine, başkalarından da girdi elde etmeye çalışın. Dışarı çıkıp akranlarınızla ve iş arkadaşlarınızla bir stres unsuru hakkında konuşmak, onların deneyimlerinden ya da ortaya koydukları sorular ve bakış açılarından gizli anlayışları açığa çıkarabilir.

Üçüncü olarak, yeni bir “iş molası” türü olarak öğrenme aktiviteleri becerisi kullanın. Meditasyon gibi kısa olanlar veya günlük izinler gibi daha uzun olanlar olsun, dinlendirici molalaların yanı sıra, öğrenmeyi bizzat işyerinizdeki rutin görevlerinizden bir mola olarak yeniden keşfetmeyi düşünün. Bu, sadece zihinsel bir marka değiştirme gibi görünebilir, ancak eğer bir öğrenme aktivitesi, düzenli çalışma faaliyetlerinde kullandığınız çabadan (örneğin, sayısal düşünme, müşterilerle etkileşim) uzaklaşmanıza izin veriyorsa ve bu aktivite de kendi esas ilginize uygunsa, sizi psikolojik olarak tazeleyebilir. Öğrenmeyi “daha ​​fazla çalışma” olarak görmek, zaten stresli bir durumda bunu daha az çekici hale getirecektir, ancak bir mola biçimi olarak yaklaşmak, onu daha çekici yapabilir ve olumlu, keyifli deneyimler yaratma olasılığını artırabilir.

Öğrenmeyi kucaklamak, işyerindeki stresin olumsuz etkilerinden kurtulmak için daha aktif bir yol olabilir. Ayrıca, öğrenme fırsatlarını aramadan önce stresin ortaya çıkmasını beklemeye gerek yoktur. Baskı yaratan probremler olmaksızın bile, iş hayatınızın merkezi bir özelliği olarak öğrenmeye başlamak, kişisel kaynakları oluşturmanıza ve işyerinizde gelecekteki strese karşı dayanıklı ve hazırlıklı olmanızı sağlayacak donanımı edinmenize yardımcı olacaktır.

Orjinal makale: https://hbr.org/2018/09/to-cope-with-stress-try-learning-something-new